<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345</id><updated>2011-07-30T16:30:04.385-07:00</updated><category term='diyet'/><category term='cinsel sağlık'/><category term='şifalı bitkiler'/><category term='sağlık ve güzellik önerileri'/><category term='mide hastalıkları'/><category term='haber'/><category term='ender saraç'/><category term='bebek'/><category term='cilt sağlığı'/><category term='kanser'/><category term='zayıflama çayı tarifleri'/><category term='beslenme'/><category term='bitki kürü'/><category term='bitkisel çözüm'/><category term='mucizeiksirler'/><category term='kadın ve güzellik'/><category term='yaşam'/><category term='tetansiyonu düşüren yiyecekler'/><category term='suna dumankaya'/><category term='sağlık'/><category term='doğal sağlık'/><category term='domuz gribinden nasıl korunalım'/><category term='prostat'/><category term='ahmet maranki'/><category term='gdo'/><category term='selülit tedavisi'/><category term='doğal şifa'/><category term='cinsellik'/><category term='doğal tedavi'/><category term='elif güvelioğlu'/><category term='allerji tedavisi'/><category term='tansiyonu düşüren yiyecekler'/><category term='sağlıklı beslenme'/><category term='aile'/><category term='ishal için kür'/><category term='bakteriler'/><category term='kadın'/><category term='ibrahim saraçoğlu'/><category term='yüksek tansiyon'/><category term='genetik'/><category term='kalp sağlığı'/><category term='domuz gribi'/><category term='sarımsak'/><category term='doğum'/><category term='tedavi'/><category term='doğal krem'/><category term='doğal deva'/><category term='kısırlık tedavisi'/><category term='ishal'/><category term='limon'/><category term='akciğer iltihabı'/><category term='zayıflama kürü'/><category term='bitki çayı'/><category term='doğal zayıflama'/><category term='enfeksiyon hastalıkları'/><category term='kısırlık'/><category term='domuz gribi aşısı'/><category term='ağız kokusu'/><category term='anne ve bebek sağlığı'/><category term='bitkisel sağlık'/><category term='insan sağlığı'/><category term='ömer çoşkun'/><category term='genetik bilim'/><category term='erkek sağlığı'/><category term='frankeştayn gıdalar'/><category term='grip'/><category term='ölüm tehdidi'/><category term='kadın sağlığı'/><category term='insan'/><category term='el ayak çatlakları kremi'/><title type='text'>SAĞLIK TV</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>47</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-7639140585025991152</id><published>2010-03-24T12:11:00.001-07:00</published><updated>2010-03-24T12:13:02.655-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diyet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bitkisel sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zayıflama kürü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğal sağlık'/><title type='text'>Sağlıklı zayıflama</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/S6pkDmLjpDI/AAAAAAAAAdg/bhuKXt_D4jA/s1600/dogalz.JPG"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 294px; height: 252px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/S6pkDmLjpDI/AAAAAAAAAdg/bhuKXt_D4jA/s320/dogalz.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5452280311836812338" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Şişmanlık; alınan kalori miktarının,yakılan kaloriden daha fazla olması sonucu ortaya çıkan bir metabolizma bozukluğudur. Tıp dilinde “obesite” denilen şişmanlık:&lt;br /&gt;* ihtiyaçtan fazla besin almak&lt;br /&gt;* yeterince hareket etmemek&lt;br /&gt;* tiroid veya diğer bezlerin çalışmasında görülen yetersizlikler,&lt;br /&gt;* böbrek veya kalp hastalıkları&lt;br /&gt;* ruhsal yapı&lt;br /&gt;* soyaçekim”den, kaynaklanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilhassa,sırt,kol,bacakların üst kısımları,kalçalar ve karın bölgesinde aşırı derecede yağ birikir. Yüz ovalleşir; hareket etme kabiliyeti azalır. Dolaşım sisteminde de bozukluklar görülür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstatistiklere göre; şişmanların daha çabuk yaşlandıkları, şeker hastalığı, damar sertliği, kalp hastalıkları, karaciğer ve safrakesesi hastalıkları, tansiyon yüksekliği, akciğer hastalıkları, romatizmal hastalıklar ruhî veya sinirsel hastalıkların tehdidi altında bulundukları belirtilmektedir. Bu nedenle , şişmanlıktan kurtulmak için diyet ve beden hareketleri yapmak gerekir. Ayrıca aşağıdaki reçeteler de uygulanabilir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reçete1:&lt;br /&gt;Malzeme:limon,greyfurt,bal,su&lt;br /&gt;Hazırlanışı:3 tane limon ile 2 tane greyfurt,kabukları soyulmadan inci ince kesilir. üzerine, 4 su bardağı su konulur.15 dakika kaynattıktan sonra 3 çorba kaşığı süzme bal ilave edilir.15 dakika daha kaynatıldıktan sonra porselen bir kaba süzülür.sabah akşam , birer su bardağı içilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reçete2:&lt;br /&gt;Malzeme:limon,şeker,su&lt;br /&gt;Hazırlanışı:1 çay bardağı yeni sıkılmış limon suyuna 1 çorba kaşığı su ile 1 kahve kaşığı toz şeker konur.karıştırıldıktan sonra içilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reçete3:&lt;br /&gt;Malzeme:papatya,limon,su&lt;br /&gt;Hazırlanışı:4 bardak kaynak suya,1 çorba kaşığı ufalanmış paptya ve kabukları soyulmadan doğranmış 1 limon konur.6 saat bekletildikten sonra süzülür.saat 10:00,15:00 ”de birer çay bardağı içilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reçete4:&lt;br /&gt;Malzeme:atkuyruğu(tilkikuyruğu,zemberekotu),su&lt;br /&gt;Hazırlanışı:4 su bardağı kaynak suya 20 gram (1 çorba kaşığı) ufalanmış atkuyruğu konur. yarım saat bekletildikten sonra ince ve temiz bir tülbentten süzülür. saat 10:00,15:00 ve 21:00”de birer çay bardağı içilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reçete5:&lt;br /&gt;Malzeme:kiraz çöpü, su&lt;br /&gt;Hazırlanışı:6 bardak suya 1 çay bardağı dolusu kiraz çöpü konur.12 saat bekletilir. sonra 15 dakika kaynatılır ve yarım saat bekletilir.süzüldükten sonra saat 10:00,15:00 ve 21:00”de birer çay bardağı içilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reçete6:&lt;br /&gt;Malzeme:biberiye(rosmarinus officinalis),su&lt;br /&gt;Hazırlanışı:4 su bardağı saf sirkeye 1 avuç biberiye konur.10 gün bekletildikten sonra ince ve temiz bir tülbentten süzülür.sabah akşam birer çay bardağı içilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reçete7:&lt;br /&gt;Malzeme:kanavcıotu(adonis vernalis),su&lt;br /&gt;Hazırlanışı:1 su bardağı sıcak suya 1 tatlı kaşığı ufalanmış kanavcıotu konur.20 dakika bekletildikten sonra süzülür. günde 3 kere birer çorba kaşığı içilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reçete8:&lt;br /&gt;Malzeme:kereviz,domates,havuç,su&lt;br /&gt;Hazırlanışı:4 bardak suya 2 tane kerviz doğranır.15 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. suyuna;1 su bardağı yeni sıkılmış domates suyu ile 1 su bardağı yeni sıkılmış havuç suyu konur.saat 10:00,15:00 ve 21:00”de birer çay bardağı içilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reçete9:&lt;br /&gt;Malzeme:mısır püskülü,su&lt;br /&gt;Hazırlanışı:4 bardak suya 3 tutam mısır püskülü konur.15 dakik kaynatıldıktan sonra ince ve temiz bir tülbentten süzülür.günde 3 kere birer su bardağı içilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reçete10:&lt;br /&gt;Malzeme:ıspanak,mısırözü yağı,su&lt;br /&gt;Hazırlanışı:1/2 kg ıspanak iyice temizlendikten sonra 4 bardak suya konup az haşlanır. süzüldükten sonra üzerine 3 çorba kaşığı mısırözü yağı konup yenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reçete11:&lt;br /&gt;Malzeme:marul tohumu,su&lt;br /&gt;Hazırlanışı:4 bardak suya 1 tatlı kaşığı marul tohumu konur.5 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür.günde 2 kere birer kahve fincanı içilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reçete12:&lt;br /&gt;Malzeme:limonsuyu,bal&lt;br /&gt;Uygulanışı:&lt;br /&gt;1 hafta boyunca her gün;1 kahve fincanı limonsuyuna 1 kahve fincanı su ve 1 kahve kaşığı süzme bal katılıp içilir.&lt;br /&gt;2. hafta,her gün; 1 çay bardağı limonsuyuna 1 çay bardağı su ile 1 kahve kaşığı süzme bal katılıp içilir.&lt;br /&gt;3. hafta, her gün; 1su bardağı limonsuyuna 1su bardağı su ile 1 kahve kaşığı süzme bal katılıp içilir.&lt;br /&gt;4. hafta, her gün; 1 çay bardağı limonsuyuna 1 çay bardağı su ile 1 kahve kaşığı süzme bal katılıp içilir.&lt;br /&gt;5. hafta, her gün; 1,5 kahve fincanı limonsuyuna 1,5 kahve fincanı su ve 1 kahve kaşığı süzme bal katılıp içilir.&lt;br /&gt;6. hafta, her gün; 1 kahve fincanı limonsuyuna 1 kahve fincanı su ve 1 kahve kaşığı süzme bal katılıp içilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reçete13:&lt;br /&gt;Malzeme:yoğurt, patates&lt;br /&gt;Hazırlanışı:10 gün süreyle ,sadece yoğurt ve patates yenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reçete14:&lt;br /&gt;Malzeme:sarapna(smilax),su&lt;br /&gt;Hazırlanışı:1 su bardağı sıcak suya 1 kahve kaşığı ufalanmış saparna konur.5 dakika bekletildikten sonra süzülüp içilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reçete15:&lt;br /&gt;Malzeme:aslandişi(karahindibâ),su&lt;br /&gt;Hazırlanışı:4 bardak suya 4 çorba kaşığı ufalanmış aslandişi kökü konur.10 dakika kaynatıldıktan sonra temiz ve ince bir tülbentten süzülür. sabah akşam birer kahve fincanı içilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reçete16:&lt;br /&gt;Malzeme:enginar,akdiken(rhamnus),dulavratotu(arctium lappa),ayrıkotu(triticum repens),su&lt;br /&gt;Hazırlanışı:4 bardak sıcak suya 1 avuç ufalanmış enginar yaprağı ,1 avuç akdiken çiçeği, 1 avuç dulavratotu yaprağı ve ufalanmış kökü,1 avuç ayrıkotu konur.ağzı kapatıldıktan sonra 1 saat bekletilir.&lt;br /&gt;ayrı bir kapta ; 10 su bardağı su kaynatılır. daha önce hazırlanan karışım bu suyun içine süzülür.sonra temiz bir şişeye doldurulur.eritilmek istenen yerler, hergün bu suyla ovulur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reçete17:&lt;br /&gt;Malzeme:deniz yosunu(moss)&lt;br /&gt;Hazırlanışı:büyükçe bir kavanozu dolduracak kadar deniz yosunu toplanır.kavanozun ağzı kapalı olduğu halde 1 hafta bekletilir.hergün, bir parça alınıp, eritilmek istenen bölgelere sürülür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reçeteler uygulanırken dikkat edilmesi gereken hususlar:&lt;br /&gt;* Reçetelerde verilen miktarları aşmayınız!&lt;br /&gt;* Uygulamak üzere seçtiğiniz Reçeteyi 14 günden fazla kullanmayınız.&lt;br /&gt;* Çabuk zayıflamak için aşırışığa kaçmayınız!&lt;br /&gt;* Yavaş yavaş zayıflayınız!&lt;br /&gt;* Her gün , hiç olmazsa yarım saat yürüyünüz!&lt;br /&gt;* Bütün dertlerinizden sıyrılıp neşeli olmaya gayret ediniz!&lt;br /&gt;* Yazın, fırsat buldukça yüzün; kışın kolayınıza gelen beden hareketlerini yapın!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-7639140585025991152?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/7639140585025991152/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2010/03/saglkl-zayflama.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/7639140585025991152'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/7639140585025991152'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2010/03/saglkl-zayflama.html' title='Sağlıklı zayıflama'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/S6pkDmLjpDI/AAAAAAAAAdg/bhuKXt_D4jA/s72-c/dogalz.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-3427845808211418464</id><published>2010-03-05T14:20:00.000-08:00</published><updated>2010-03-05T14:22:30.086-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğal deva'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğal şifa'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şifalı bitkiler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bitkisel sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın ve güzellik'/><title type='text'>Cilt sağlığı için bol bol havuç yemelisiniz!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/S5GD8a60TiI/AAAAAAAAAdY/9ZLymNs323M/s1600-h/havuc.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 104px; height: 135px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/S5GD8a60TiI/AAAAAAAAAdY/9ZLymNs323M/s320/havuc.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5445278498509049378" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ulusal kanser Enstitüsündeki araştırmacılar tarafından havuçta doğal olarak bulunan bir pigment olan karotenoidden zengin beslenen kişilerin düşük karotenoid alan kişilere göre cilt kanserine yakalanma riskinin 6 kere daha az olduğu bulunmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Havuç yurdumuzda her mevsimde bulunan taze bir sebzedir. Günde mutlaka 1 adet havuç yemeli veya ½ su bardağı havuç suyu içilmelidir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-3427845808211418464?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/3427845808211418464/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2010/03/cilt-saglg-icin-bol-bol-havuc.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/3427845808211418464'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/3427845808211418464'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2010/03/cilt-saglg-icin-bol-bol-havuc.html' title='Cilt sağlığı için bol bol havuç yemelisiniz!'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/S5GD8a60TiI/AAAAAAAAAdY/9ZLymNs323M/s72-c/havuc.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-4894890020940600835</id><published>2010-03-05T14:18:00.001-08:00</published><updated>2010-03-05T14:20:04.368-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlıklı beslenme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kalp sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='insan sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='beslenme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şifalı bitkiler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bitkisel sağlık'/><title type='text'>Kalbe faydalı bitkiler : Üzüm</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/S5GDRyf6WWI/AAAAAAAAAdQ/wWde8uqXtKk/s1600-h/uzum.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 98px; height: 128px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/S5GDRyf6WWI/AAAAAAAAAdQ/wWde8uqXtKk/s320/uzum.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5445277766104275298" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Yapılan araştırmalar günde bir veya iki bardak şarap içenlerin kalp krizi riskini yaklaşık olarak % 25-40 oranında düşürdüğünü gösteriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzüm kabuklarının içeriğinde fenol adı verilen ve şaraba kırmızı rengini veren bazı bileşikler bulunmaktadır. Fenoller, vücudu kötü kolesterolden korur. Bu faydalı bileşikleri almak için mutlaka şarap içmeniz gerekmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenoller aynı zamanda kırmızı üzüm, kırmızı üzüm şırası, yaban mersini, böğürtlen, çay üzümü, sarımsak ve soğan gibi diğer bir çok sebze ve meyvenin içeriğinde bolca bulunmaktadır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-4894890020940600835?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/4894890020940600835/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2010/03/kalbe-faydal-bitkiler-uzum.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/4894890020940600835'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/4894890020940600835'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2010/03/kalbe-faydal-bitkiler-uzum.html' title='Kalbe faydalı bitkiler : Üzüm'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/S5GDRyf6WWI/AAAAAAAAAdQ/wWde8uqXtKk/s72-c/uzum.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-8716211087857852249</id><published>2010-03-05T13:20:00.000-08:00</published><updated>2010-03-05T13:22:43.583-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sarımsak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şifalı bitkiler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kanser'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bitkisel sağlık'/><title type='text'>Sarımsağın kanser hastalığına karşı savaşı!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/S5F2Hruj9hI/AAAAAAAAAdA/FQD6mao95Gw/s1600-h/sarimsak.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 103px; height: 114px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/S5F2Hruj9hI/AAAAAAAAAdA/FQD6mao95Gw/s320/sarimsak.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5445263298836821522" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Yeni yapılan araştırmalar, sarımsağın kanser hastalığıyla savaşmaya yardım ettiğini gösteriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Analytical Biochemistry dergisinde yayınlanan küçük bir pilot çalışmaya göre, araştırmacılar tarafından geliştirilen yeni bir idrar testi, daha fazla sarımsak tüketen insanların daha düşük kanserojen seviyesine sahip olduğunu belirtiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilimadamları, araştırmanın nitrojen-içeren bileşenlerle ilişkili tüm vücut süreçleriyle ilgili olduğunu söylediler. Bu süreçler, nitrosation (yiyeceklerin ızgarada pişirilmesi sonucu içlerindeki nitratın serbest nitrosamine radikallerine dönüşümü) ya da yiyeceklerde veya kanserojen madde bulaşan suda bulunan bazı maddelerin konversiyonunu içeriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ohio State Üniversitesi'nde görevli beslenme profesörü Earl Harrison, birisi kanser riskiyle ilişkili ve diğeri de sarımsak tüketiminin kapsamını belirleyen iki farklı bileşeni ölçebilen idrar testi geliştirdiklerini açıkladı. Bilimadamları, beslenmeye ait sürecin yaygın olarak işlenmiş gıdalardan ya da yüksek ısıda hazırlanan gıdalardan kaynaklanan nitrat isimli maddelere maruz kalmayla başladığını ifade ediyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüketilen nitratların yaklaşık yüzde 20'si nitrite dönüşüyor. Bu bileşenlerden sadece nitrosaminler kanserle ilişkili. Sebzeler aynı zamanda nitrat içeriyor. Ancak, önceki araştırmalar sebzelerdeki C vitaminin, nitratların toksik maddelere dönüşme riskini düşürdüğünü gösteriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca araştırmacılar, sarımsaktaki besinlerin C vitamini gibi benzer antioksidan etkilere sahip olduğundan şüpheleniyorlar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-8716211087857852249?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/8716211087857852249/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2010/03/sarmsagn-kanser-hastalgna-kars-savas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/8716211087857852249'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/8716211087857852249'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2010/03/sarmsagn-kanser-hastalgna-kars-savas.html' title='Sarımsağın kanser hastalığına karşı savaşı!'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/S5F2Hruj9hI/AAAAAAAAAdA/FQD6mao95Gw/s72-c/sarimsak.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-3605879703917525062</id><published>2009-11-01T10:53:00.000-08:00</published><updated>2009-11-01T10:56:21.378-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık ve güzellik önerileri'/><title type='text'>Mükemmel görünen kalçaların sırrı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Su3ZkUYxOFI/AAAAAAAAAak/w15xzKYP9tc/s1600-h/muk.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 126px; height: 84px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Su3ZkUYxOFI/AAAAAAAAAak/w15xzKYP9tc/s320/muk.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399210746258208850" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Biraz özen, bakım ve egzersiz kalçalarınızın forma girmesinde ve seksi bir görünüm almasında son derece etkili olabiliyor. Dişiliğin sembolü kalçalar için yapmanız gereken tek şey biraz zaman ayırmak ve gayret göstermek…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük, dar ve sıkı kalçalar… Kadın vücudunun en çok ilgi çeken bölgelerinden olan kalçaların biçimli olması aslında bir hayal değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bildiğiniz gibi suyun sağlığımız üzerindeki yararları saymakla bitmiyor. Suyun cilt ve sindirim sistemi üzerinde olumlu etkileri olan suyu asla ihmal etmeyin. Günde 13 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıkı ve biçimli kalçalara sahip olmak için bu bölgedeki kaslarınızı çalıştırmanız şart. Bunun için en ideal hareket şudur: Yere sırt üstü uzanarak kalçanızı 10 kere kaldırıp indirin. Daha sonra yukarıda 10 saniye kadar tutun. Bu hareketi 4 kez tekrarlayın. Bunun dışında yüzme, yürüyüş özellikle de bisiklete binmek de kalçalar için önerilen egzersizler arasında yer alıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Masaj kalçalar için de çok yararlı. Piyasada satılan masaj aletleri ile yapabileceğiniz gibi suyla da masaj yapabilirsiniz. Özellikle soğuk suyun basıncı kalçalarınızın sıkılaşması için ideal.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tuzdan ve çok tuzlu yiyeceklerden uzak durun&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özellikle masa başında oturarak iş yapan kadınların büyük bölümünde alınan kilolar kalça bölgesine gidiyor ve zamanla dolgun kalçalar ortaya çıkıyor. Bu nedenle gün boyu hareketsiz kalmayın. Ofisiniz üst katlarda ise asansör yerine merdivenleri kullanın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yürüyebileceğiniz mesafeler için arabanıza ya da toplu taşıma araçlarına binmeyin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-3605879703917525062?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/3605879703917525062/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/11/mukemmel-gorunen-kalcalarn-srr.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/3605879703917525062'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/3605879703917525062'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/11/mukemmel-gorunen-kalcalarn-srr.html' title='Mükemmel görünen kalçaların sırrı'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Su3ZkUYxOFI/AAAAAAAAAak/w15xzKYP9tc/s72-c/muk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-1728263051210347312</id><published>2009-11-01T10:07:00.000-08:00</published><updated>2009-11-01T10:09:49.663-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='akciğer iltihabı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mide hastalıkları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız kokusu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğal sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bakteriler'/><title type='text'>Ağız kokusu için basit ama pratik önlemler</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Su3Op_hsADI/AAAAAAAAAac/G-lGZGgraZs/s1600-h/agiz.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 87px; height: 131px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Su3Op_hsADI/AAAAAAAAAac/G-lGZGgraZs/s320/agiz.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399198749109780530" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ağız kokusunun sebebi ölü bakterilerin atık maddesi olan ve ‘volatile sülfür’ ismi verilen bir gazdır. Nefeste oluşan kötü koku büyük oranda ağız içinden kaynaklanır. Ağız içi bir infeksiyon, ilerlemiş bir dişeti hastalığı ya da sadece ağız içinde birkaç saatten fazla kalmış gıda artıklarına yerleşen bakteriler kokuya sebep olurlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağız kokusuna sebep olan problemler&lt;br /&gt;Tonsilit, akciğer iltihabı, sinüzit, şeker hastalığı (aseton kokusu), mide bağırsak hastalıkları, böbrek yetmezliği (balıksı koku), karaciğer ve metabolizma bozukluklarıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağız kokusunda yapılması gereken öncelikle teşhis ve tedavidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağız kokularında yapılması gerekenler&lt;br /&gt;- Tüm çürükler tedavi edilmeli.&lt;br /&gt;- Diş eti hastalığı tedavi edilmeli. Cepler ve diş taşları önlenmelidir.&lt;br /&gt;- Gömük ve yarı gömük 20 yaş dişleri çekilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağız kokusunu önlemek için bunları uygulayın&lt;br /&gt;- Her öğünden sonra dişlerinizi 3 dakika fırçalayınız ve günde bir kez diş ipi kullanınız.&lt;br /&gt;- Diş fırçanızı kuru ve temiz bir yerde muhafaza ediniz ve kullandıktan sonra iyice yıkayınız.&lt;br /&gt;- Dil çok girintili ve pütürlü yapısı sebebiyle bakterilerin rahatça yerleşip zor temizlenebileceği bir dokudur. Dişlerinizle birlikte dilin yüzeyinin ve özellikle arka kısmının fırçalanması kokuyu önlemek açısından önemlidir.&lt;br /&gt;- Nane şekeri,ağız spreyleri yada gargaralar ağız kokusunu önlemez sadece kısa bir süre (5-7 dk) önler.&lt;br /&gt;- Ağız kokusunu önlemek için su ve hidrojen peroksit’den hazırlayacağınız bir gargara olumlu etki yaratabilir.&lt;br /&gt;- Gıda kaynaklı (sarımsak ,soğan,alkol vb) kokularda ise ertesi sabah aç karnına içilen bir bardak soğuk süt kokuyu belirgin miktarda azaltır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-1728263051210347312?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/1728263051210347312/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/11/agz-kokusu-icin-basit-ama-pratik.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/1728263051210347312'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/1728263051210347312'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/11/agz-kokusu-icin-basit-ama-pratik.html' title='Ağız kokusu için basit ama pratik önlemler'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Su3Op_hsADI/AAAAAAAAAac/G-lGZGgraZs/s72-c/agiz.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-6399155711056722830</id><published>2009-11-01T09:51:00.000-08:00</published><updated>2009-11-01T09:53:16.372-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlıklı beslenme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='beslenme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şifalı bitkiler'/><title type='text'>Sağlıklı ve dengeli beslenme önerileri</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Su3Kz_dXgKI/AAAAAAAAAaU/Ty_qUuXrRDE/s1600-h/sagbes.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 135px; height: 104px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Su3Kz_dXgKI/AAAAAAAAAaU/Ty_qUuXrRDE/s320/sagbes.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399194522843840674" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Uzmanlar, kış aylarının etkilerini göstermeye başladığı şu günlerde vücut direncini korumak için sağlıklı beslenmek gerektiğini belirtiyor ve bazı uyarılarda bulunuyor. İşte sağlıklı beslenerek kendimizi korumamız için dikkat etmemiz gereken ipuçları…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Besinlerden aldığınız enerji mutlaka dengeli olmalıdır. Bir günde alacağınız enerjinin yüzde 50-60′ı karbonhidratlardan (tahıllar), yüzde 30′u yağlardan, yüzde 10-15′i proteinlerden (kuru baklagiller, et ve süt ürünleri) karşılanmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Taze besinler kullanılmadan önce çok iyi yıkanmalı ve kurulanmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Sebzeler ve meyveler mümkün olduğunca kabuklu olarak ve çiğ, ya da az suda hafif pişmiş olarak tüketilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Yeşil sebzeler pişirilecekleri zaman kesilmeli ve mümkün olduğunca buharda pişirilmelidir. Kök sebzeler hafif tuzlu ve ancak üzerini örtecek kadar az suda pişirilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Ekmeği kızartmak ya da pastörize sütü kaynatmak, vitamin kaybına ve proteinlerin bozulmasına neden olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Yemek yaparken kızartma yerine fırın, ızgara, buğulama ve haşlama gibi yöntemleri tercih edin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-6399155711056722830?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/6399155711056722830/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/11/saglkl-ve-dengeli-beslenme-onerileri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/6399155711056722830'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/6399155711056722830'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/11/saglkl-ve-dengeli-beslenme-onerileri.html' title='Sağlıklı ve dengeli beslenme önerileri'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Su3Kz_dXgKI/AAAAAAAAAaU/Ty_qUuXrRDE/s72-c/sagbes.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-5153661577425268245</id><published>2009-11-01T09:46:00.000-08:00</published><updated>2009-11-01T09:50:04.507-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kısırlık tedavisi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kısırlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='genetik bilim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gdo'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='frankeştayn gıdalar'/><title type='text'>Gözü Dönmüş Organizmalar (GDO)</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Su3KETZ0tUI/AAAAAAAAAaM/kRBp1iGEcM8/s1600-h/mebr.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 204px; height: 289px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Su3KETZ0tUI/AAAAAAAAAaM/kRBp1iGEcM8/s320/mebr.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399193703563965762" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;“Gıdalar, Ambalajlar, Silahlar ve Açlar” kitabının yazarı &lt;strong&gt;Mebruke Bayram&lt;/strong&gt; ile yapılan röportajı,  &lt;strong&gt;Ziraat Mühendisi&lt;/strong&gt; &lt;strong&gt;Fatih Özden’in&lt;/strong&gt; yazdığı yazıyı ve &lt;strong&gt;Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneğinin&lt;/strong&gt; yaptığı açıklamayı okuyacaksınız.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;GDO'larla ilgili yazdığınız kitabın adı "Gıdalar, Ambalajlar, Silahlar ve Açlar" aslında her şeyi anlatıyor. Ama okumamış olanlar için, hem bu adın anlamını hem de GDO'nun dünya ülkelerine ne gibi zararlar verdiğini anlatabilir misiniz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Genetiği değiştirilmiş gıdalar, çevre ve insan sağlığı için risk içeren, patent vb. uygulamalar nedeniyle ekonomik açıdan da sakıncalar doğurabilecek, çiftçi ve tüketici haklarını hiçe sayan uygulamaların hayata geçirilmesine yol açan gıdalardır. &lt;p&gt;Gıdalar, tarımda makineleşmenin, sentetik kimyasal ilaç ve gübrelerin, yeni nesil tohumlukların kullanılmaya başladığı 1960-70'li yıllara denk gelen "yeşil devrim" sürecinden bu yana büyük bir değişim yaşıyor. 90'lı yıllarda piyasaya sürülmeye başlayan genetiği değiştirilmiş gıdalarla birlikte bu değişim daha da hızlandı. Daha fazla ürün elde etmek uğruna yapılan işlemler gıdaları olduğundan başka bir şeye dönüştürmeye başladı. Gıdaların içeriği dahi farklılaşmış durumda. Örneğin sebze-meyvelerin içerisinde doğası gereği bulunması gereken bazı maddeler, "yeşil devrim" ürünü, sözde "yüksek verimli" tohumluklar ve üretim sürecinde kullanılan sentetik kimyasallar sayesinde giderek azalmaya başladı. Gıdanın aslıyla hiç ilgisi olmayan katkı maddeleri ve koruyucu maddelerse giderek çoğalıyor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Büyük şehirlerde baş döndürücü bir tempo içerisinde yaşayan tüketiciler hangi gıdayı tüketeceği konusunda şaşkına çevrilmiş durumda. Gıdanın içeriği ve besleyiciliğinden çok ambalajı dikkat çekiyor. Oysa ambalajlar bize gerçeği söylemiyor. &lt;strong&gt;Örneğin marketten aldığınız süt, yumurta vb. ambalajların üzerinde görünen mutlu hayvanlar gerçekte yok. &lt;/strong&gt;O ambalajın içindekini üreten hayvan gün ışığını hiç görmeden, kapalı, sıkışık ortamlarda doğasına uygun olmayan bir biçimde yaşıyor. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yeşil devrim, "gıda miktarını artırmazsak dünya aç kalacak", "açlığı sona erdireceğiz" gibi sloganlarla sunulmuştu. Ancak süreç, endüstriyel üretim yapan, kimyasal girdileri, makineleri üreten şirketlere yaradı. Şirketler büyük kârlar elde ettiler, birbirlerini yutarak büyük devler haline geldiler. "Yüksek verimli" tohumlukları, sentetik tarım ilacı ve gübreleri kullanmaya yetecek parası olmayan, sürece uyum sağlayamayan çiftçiler ve küçük üreticilerse tarımdan çözüldü, mesleklerini terk ederek şehirlere göç etmeye başladılar. &lt;strong&gt;İşsiz kalan, yerinden yurdundan olan küçük çiftçiler birer birer açlar ordusuna katıldı. &lt;/strong&gt;Gıda miktarında gerçekten bir artış sağlandı ancak ne yazık ki açların sayısı da arttı. Yeşil devrim açlığı sona erdirmek bir yana açlık yaratan bir mekanizma haline geldi.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Yeşil devrimin getirdiği tarım uygulamaları, birim alandan daha fazla ürün elde etmek dışında her şeyi yok saydığı için çevrenin zehirlenmesine, toprakların verimliliğinin düşmesine, suyun tüketilmesine ve kirletilmesine yol açtı.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Şimdi genetiği değiştirilmiş gıdalar için aynı propagandayı gündeme getiriyorlar. Madem bu gıdaları piyasaya süren ulusaşırı gıda tekelleri açlığı sona erdirmek gibi ulvi bir amaca sahipler, neden ürettikleri bitki cinslerini patent altına alıyorlar? Madem ki amaç kâr elde etmek değil, öyleyse bütün patentlerin ve tohumlarda sonraki nesilde üremeyi engelleyen bütün uygulamaların kaldırılması gerekiyor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Genetiği değiştirilmiş gıdalar, "yeşil devrim"le birlikte başlayan tarımın şirketleşmesi sürecinin bir parçası. &lt;strong&gt;Dev tekeller zaten büyük oranda ele geçirmiş oldukları tarım ve gıda piyasasını tamamen kendi kontrolleri altına almak için çeşit çeşit politika üretiyor,&lt;/strong&gt; GDO'lar ve patentler de bu politikanın bir parçası. GDO üreticisi tekeller patentler yoluyla gıdayı kaynağında, yani tohum olarak kontrol altına almak istiyorlar. O nedenle &lt;strong&gt;kendinden sonraki nesilden ürün vermeyen tohumluklar üreterek çiftçiyi sürekli kendisinden tohum almaya zorluyorlar. &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Üstüne üstlük bir de patent bedeli tahsil ediyorlar. Biliyorlar ki tohumu kontrol eden gıdayı kontrol eder.  DTÖ, IMF, Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşlar, neredeyse ulusaşırı şirketlerin kârlarına kâr katması için çalışmaktan başka bir iş yapmıyor. İnsanlar için hayati önemde olan gıda, uluslararası siyaset arenasında politik oyun ve çıkarlara alet edilerek insanlara doğrultulmuş bir silah olarak kullanılabiliyor. Kitabın adını seçerken bütün bunları bir arada özetlemek istedim."&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;"GDO'ya Hayır" platformunda da aktif olarak görev alıyorsunuz. Platform üyelerinin, GDO konusunun da dahil olduğu yasa tasarısı hakkında TBMM yetkilileri görüşmeleri oldu mu?&lt;/strong&gt;  &lt;/p&gt;&lt;p&gt;"Platform içerisinde uzun bir süre aktif olarak yer aldım, ancak yaklaşık bir yıldır platformun çalışmalarına aktif olarak katılamıyorum. GDO konusu, Biyogüvenlik Yasa Tasarısı, Tohumculuk Yasası vb. yasa ve yönetmeliklerin gündeme geldiği zamanlarda sık sık tartışıldı. Platform da bu tartışmalara katıldı, görüşlerini pek çok kez kamuoyuna, meclisteki komisyonlara, zaman zaman da milletvekili ve bakanlara iletti. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Biyogüvenlik Yasası ülkemizde uzun yıllardır sürüncemede bırakılmıştı. Yasanın hazırlanmasına katkıda bulunan Biyogüvenlik Komisyonu pek çok kez toplanıp dağıldı, yeniden oluşturuldu. Komisyonda bulunan kimi bilim insanları GDO'ların ülkemiz için oluşturabileceği riskleri öne sürerek yasanın GDO'ların ekimini yasaklayacak şekilde çıkarılmasını istiyordu. Birkaç yıl önce yasa taslağı yeniden gündeme geldiğinde Platformun temsilcileri de Biyogüvenlik Komisyonu toplantılarına katılarak görüşlerini aktardı. Yasada platformun, diğer sivil toplum kuruluşlarının ve bazı bilim insanlarının görüşlerini de dikkate alarak bazı değişiklikler yapıldı. Ancak yasanın bu değiştirilmiş hali de uzun süre beklemede bırakıldı. Şimdi gündeme getirilen yasayla GDO'lar yeniden önümüze sürülüyor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ülkemizin bir Biyogüvenlik Yasası'na ihtiyacı olduğu doğrudur. Ancak Biyogüvenlik Yasasının biyogüvenliği gerçekten sağlayacak, halkın çıkarlarını ve çevreyi koruyacak bir yasa olması gerekiyor. GDO'ların serbest bırakılması, Türkiye gibi biyolojik çeşitlilik açısından zengin ülkeler için risk demek. Biyogüvenliği sağlamayan, biyogüvenlik açısından risk yaratabilecek her şeyi serbest bırakan bir Biyogüvenlik Yasası'nın çıkarılmasının anlamı yok. Biyogüvenlik Yasası'nın tarımsal alanda GDO'ların ekimini ve ticaretini yasaklayan bir şekilde yapılması gerekiyor."&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Son olarak Almanya'nın da dahil olduğu Fransa, Avusturya, Macaristan, Yunanistan, Lüksemburg gibi Avrupa Birliği ülkeleri GDO'yu yasakladı. Peki Avrupa Birliği ile müzakereler devam ederken bu örnekler göz önünde bulundurulmadan sizce neden Türkiye'de bu yasa gündeme geliyor?&lt;/strong&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt;"Avrupa ülkeleriyle ABD arasında GDO konusunda yaşanan tartışmalar GDO'ların piyasaya sürüldüğü ilk yıllardan bu yana devam ediyor. AB, uzun bir süre boyunca GDO'ların Avrupa'ya girişini engelleyecek "de facto moratoryumu" olarak adlandırılan politikalar izledi. Ancak GDO üreticilerinin bütün dünya çapında sürdürdüğü, IMF, DTÖ, Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşları da etkileyen lobi faaliyetlerine ve baskılara daha fazla dayanamayarak bazı GDO'lu ürünleri serbest bıraktı. Serbest bırakılan sayılı bazı ürünlerde dahi sıkı bir kontrol uygulamaya devam etti. Avrupalı tüketicilerin, çevre konusunda çalışan sivil toplum kuruluşlarının ve çiftçilerin GDO'lu ürünlere karşı yoğun bir muhalefet sergilemesi sonucunda kimi ülkeler GDO'yu yeniden yasaklamaya başladı.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Avrupa Birliği'nin hem ticari nedenler hem de çevre, insan sağlığı vb. riskleri ve çiftçi-tüketici tepkisini gözönünde bulundurarak uyguladığı bu yasak GDO ticaretinin yaygınlaşmasının önünde bir engel oluşturuyor. Bu nedenle GDO üretimi ve ticaretinin yoksul ülkelere doğru kayacağını zaten öngörüyorduk. Bu öngörüler yavaş yavaş hayata geçiyor. Gelişmiş ülkelerde istediklerini bulamayan GDO üreticileri yoksul ülkeleri hedef almaya başladı."&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Toprağımız, insanımız, bitki ve hayvanlarımız açısından büyük riskler içeren GDO Türkiye'ye ne kazandıracak ki yasalaşması için bu kadar çaba harcanıyor?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;"Türkiye'nin GDO'ya ihtiyacı yok. Tarım ve gıda sistemimizde doğru politikalar hayata geçirilirse, tarım ve gıdada hem kendi halkımızı hem de çevre ülkeleri doyurabilecek bir potansiyele sahibiz. Ülkemizde genetiği değiştirilmiş gıdaların ekilmeye başlaması zaten binbir türlü sorunla boğuşmakta olan tarım sistemimizi daha da sorunlu hale getirmekten başka bir işe yaramayacak. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yukarıda sözünü ettiğim meşhur "&lt;strong&gt;gıda miktarı artmazsa dünya aç kalacak" propagandası ısıtılıp ısıtılıp yeniden gündeme getiriliyor. O zaman, yeşil devrim'in başlangıcından beri gıda miktarı sürekli arttığı halde insanlar neden aç kalmaya devam ediyor, bunun bir açıklaması yapılmalı&lt;/strong&gt;. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Açlığı sona erdirmek için, propaganda edildiği gibi gıda miktarını artırmak değil, önce paylaşımın adil olmasını sağlamak gerekiyor. &lt;strong&gt;Paylaşımın adil olması içinse yoksulluk üreten bir mekanizma olan endüstriyel tarım ve gıda sistemi yerine, yoksul çiftçileri, yoksul tüketicileri koruyan, onların haklarını güvence altına alan, doğayla dost bir tarım ve gıda sistemini hayata geçirmek lazım..."&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;strong&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.iyibilgi.com/"&gt;www.iyibilgi.com&lt;/a&gt; &lt;/p&gt;&lt;/strong&gt;&lt;h5&gt;Nihal Doğan&lt;/h5&gt;&lt;h3&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;GDO (Gözü Dönmüş Organizmalar)&lt;/span&gt;&lt;/h3&gt;&lt;p&gt;Yeni biyogüvenlik yasası ile genetiği değiştirilmiş bitkilerin üretilmesine izin verilecek. Bakarsınız bu gıdalar bizlerin genlerini de değiştirir ve bundan sonra avucumuzun içinden kayıp giden tarıma, doğaya ve dünyaya sıkı sıkı sarılır, kıymetini daha iyi anlarız. Bakarsınız gözü dönmüş organizasyonların başındakiler kârı değil insanı önceleyen kararlara imza atmaya başlarlar. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bakarsınız diyorum, çünkü biyoteknoloji ürünü GDO’ların etkilerinin henüz ne olduğunu tam olarak bilmiyoruz. Bilmemiz istenen bu organizmaların açlığa çözüm olacağı ve kimyasal girdi kullanımını azaltacağı. Yarım asır önceki yeşil devrimin de açlığı ortadan kaldıracağı söylenmişti, oysa yeşili devirmekle kaldı. Sorun teknoloji değil elbette, sorun teknolojinin hangi ellerde ne için kullanıldığıyla ilgili. Ne yazık ki bu teknolojiler bugüne kadar büyük tekeller tarafından büyük kârlar için kullanıldı. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Herhalde bu yasanın en büyük savunularından birisi, bugüne kadar farkında olmadan bizlere tükettirilen GDO’lu gıdaların bundan böyle kontrollü olarak üretileceği veya ülkeye giriş yapacağı savı olacak. Yetkililer “adı üstünde biyogüvenlik” diye açıklama yapacaklar. &lt;strong&gt;Arkasından bu gıdaların ne kadar sağlıklı olduğuyla ilgili, belki de üniversite onaylı, reklamlar izleyeceğiz.&lt;/strong&gt; Sonra bir bakmışız genetiği değiştirilmiş gıdalar ve bu gıdaların tüketimi, bugün her köşe başında bulunan ve bir devlet büyüğümüzün oğlu tarafından ülkeye sokulan mısır taneleri kadar yaygınlaşmış. Peki bu kadar mı, tabiî ki değil. Zira sermaye biriktikçe kendine yeni oyun (kâr) alanları bulmak ister. Ondan sonra da sıra, şimdilik uygulama dışında tutulacağı söylenen bebek mamalarına gelecek tabi. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sadece sebzenin meyvenin tadını kaçırmıyoruz, hayatın da tadı tuzu kalmıyor, tadımız kaçıyor yani anlayacağınız. Bu daha başlangıç, önümüzdeki on yıllarda, insan bilinci buna alıştırıldığında, sıra &lt;strong&gt;GDİ’lere yani Genetiği Değiştirilmiş İnsanlara&lt;/strong&gt; gelecek. Sonra ver elini Cesur Yeni Dünya. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hz. İbrahim’i atmak için büyük bir ateş yakmışlar. Bu esnada bir karınca su taşıyormuş. Yolda giderken karşılaştığı karıncalar nereye gittiğini sormuşlar. Karınca, “Hz. İbrahim’i atacakları ateşi söndürmek için su taşıyorum” demiş. Karıncalar gülmüşler, götürdüğü suyun ateşi söndürmeye yetmeyeceğini söylemişler. “ Olsun” demiş karınca “ben de biliyorum yetmeyeceğini, ama hiç olmazsa safım belli olsun”.  Benimki de o misal, hiç olmazsa safım belli olsun, hiç olmazsa safınız belli olsun.&lt;br /&gt;Ateşe su taşıyan karıncaların sayısının artması dileğiyle. &lt;/p&gt;&lt;h5&gt;Fatih Özden, Ziraat Mühendisi &lt;/h5&gt;&lt;h5&gt;&lt;a href="http://www.karasaban.net/"&gt;www.karasaban.net&lt;/a&gt; &lt;/h5&gt;&lt;h4&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Buğday Derneği, Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) İle İlgili 7 Noktaya Dikkat Çekiyor&lt;/span&gt;&lt;/h4&gt;&lt;p&gt;Devlet Bakanı Cemil Çiçek ve Tarım Bakanı Mehdi Eker’in basında yer alan “GDO’lu bitkilerin Türkiye’de yetiştirilmesi” ile ilgili açıklamaları üzerine Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği, Türkiye’nin Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) ile ilgili geri dönüşü olmayan bir yola girmemesi için hükümet yetkilileri ve kamuoyunun dikkatini yedi önemli noktaya çekiyor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Buğday Derneği, her ne kadar bu konuyla birlikte yeniden gündeme gelen, Tarım ve Gıda Bakanlığı’nın kurulması ve yeniden yapılanmasını destekliyorsa da, Hükümet yetkilileri ve kamuoyunun dikkatini aşağıdaki noktalara çekmek ve geri dönüşü olmayan bir adım atılmadan önce gerekli tüm sorgulamanın sağduyu ile tarafsız ve bilimsel olarak yapılması gerektiğini savunuyor:&lt;/p&gt;&lt;ol&gt;&lt;li&gt;GDO günümüzde dikildiği bölgelerde iddia edildiği gibi sentetik ilaç kullanımını azaltmamış, aksine büyük alanlarda tek tip üretime (monokültür) dayalı, sentetik tarımsal girdi ve teknik uygulama ihtiyacını ortaya çıkartmıştır. &lt;/li&gt;&lt;li&gt;GDO ekimi Kanada, ABD, Brezilya gibi ülkelerde çok büyük alanlara sahip geniş toprak ve mali güç sahibi işletmelerde gerçekleştirilmiştir.  Türkiye kırsalında, kırsal kalkınmadaki ana hedef kitle olan orta ve küçük ölçekli tarımsal işletmeler için bir çıkış noktası olamaz. &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Kırsal kalkınma ihtiyacına ekolojik üretim, ekolojik tarım turizmi gibi hızla gelişen sektörler sayesinde yanıt bulan küçük ve orta ölçekli tarımsal işletmeler, muhtemel bir GDO ekimi ile bu şanslarını genetik-tozlanma ile bulaşma sonucunda tamamen kaybetme riski ile karşı karşıya kalacaklardır. &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Günümüzde GDO konusuna karşıt guruplar kesinlikle marjinal-azınlık-çığırtkan guruplar değil, AB ve dünya pazarındaki tüketici kitlelerdir. Bu gün içinde bulunulan kriz ortamında dünya tüketicisinin istemediği bir ürüne yatırım yaparak talebi sürekli artan ekolojik ürün gibi bir değerden vazgeçmek ulusal bir kayıp olacaktır. &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Bilimsel olarak GDO henüz aklanmış bir teknoloji değildir. AAEM (Amerikan Çevreci Tıp Akademisi) in bilimsel çalışmalarla elde ettiği bulgular sonucunda, GDO içeren gıdaların tamamen yasaklanması önerisi yapması gibi birçok bilimsel GDO karşıtı görüş mevcuttur. Bu görüşlerin karşı savunması yapılmamıştır. &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Türkiye bu gün GDO yetiştiren ülkelere oranla çok daha zengin bir biyolojik ve tarımsal çeşitliliğe sahiptir. Bu gücünü bilimsel olarak çevre ve insan sağlığına etkisi kanıtlanmamış ve dışa bağımlı bir teknoloji ile riske atması ve geri dönüşü olmayabilecek bir tahribata yol açması rekabet şansını artırıcı değil, tam tersine kaybettirici bir etki yaratacaktır. &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Dünyada açlığın önüne geçilmesi ve sağlıklı nesillerin yetişmesi ancak sağlıklı ve zengin bir doğa ve onun çok çeşitli kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı ile mümkün olabilir. GDO gibi teknolojiler ekonomik bağımlılığı artırarak gıda ve ekonomik dağılımın daha da fazla bozulmasına ve fakirliğin artmasına sebep olmaktadır. &lt;/li&gt;&lt;/ol&gt;&lt;p&gt;Tüm bu noktalar bilimsel ve gerçek veriler ile desteklenmiş, çok geniş bir bilgi havuzundan süzülmüş bir özettir. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Buğday Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Victor Ananias “Bu konu sağ ve sol çekişmesi, ekonomik gelişmeyi isteyenler ve istemeyenlerin çatışması, bir siyasi görüşün tasarrufu olup olmaması ile ele alınamayacak derecede yaşamsal bir konudur” diyerek konuyla ilgili endişelerini belirtti. Ananias, “&lt;strong&gt;Bilim sadece kısa vadeli ekonomik hacim artışı için alet edilirse daha çok DDT’ler üretip yıllarca toplumumuzu, kaynaklarımızı ve geleceğimizi geri dönülmez bir şekilde kaybedebiliriz&lt;/strong&gt;” dedi. &lt;/p&gt;&lt;h5&gt;&lt;a href="http://www.bugday.org/article.php?ID=3133"&gt;http://www.bugday.org/article.php?ID=3133&lt;/a&gt;&lt;/h5&gt;&lt;p&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-5153661577425268245?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/5153661577425268245/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/11/gozu-donmus-organizmalar-gdo.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/5153661577425268245'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/5153661577425268245'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/11/gozu-donmus-organizmalar-gdo.html' title='Gözü Dönmüş Organizmalar (GDO)'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Su3KETZ0tUI/AAAAAAAAAaM/kRBp1iGEcM8/s72-c/mebr.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-4627937959942773604</id><published>2009-11-01T09:40:00.000-08:00</published><updated>2009-11-01T09:44:02.737-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='insan sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='genetik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='genetik bilim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gdo'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='frankeştayn gıdalar'/><title type='text'>GDO'lu gıdalar nasıl anlaşılır.</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Su3IoqVNpLI/AAAAAAAAAaE/Je5jYGp0mQ0/s1600-h/gdo.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 320px; height: 241px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Su3IoqVNpLI/AAAAAAAAAaE/Je5jYGp0mQ0/s320/gdo.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399192129170678962" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;GDO’lu gıdalardaki olumsuzlukları gözler önüne seren Saadet Partisi Nilüfer İlçe Başkanı Fikret Serkan, konuyu katılımcılara şu sözlerle aktardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Sağlıklı gıda sağlıklı bir toplum için vazgeçilmezlerdendir. Günümüzde ülkemiz kanser, AIDS, vb. hastalıkların ciddi tehdidi altındadır. Gerek çevre kirliliği, gerek üretilen gıdalar üzerinde oynanan oyunlar, gerekse ilaç kartellerinin önce mikrobu üretip sonra ilacını dünyaya pazarlamasını içeren çirkin oyunlar sağlığımızı bozuyor.  Gıda ürünleri açısından en büyük tehlike GDO’ lu  (genleri ile oynanmış)  tohumlar ile üretim yapılmasıdır. Örneğin domatese balina geni aşılayarak soğuğa dayanması sağlıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;— Uzun vadede KANSER yapmaktadır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;—Gelecek yıl için o üründen tohum alınamamaktadır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;—Sonraki yıllarda o toprağa GDO’lu ürün haricinde bir ürün ekildiğinde ürün vermemekte yani toprağımızı kirleterek ebediyen esir almaktadır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;—Her geçen yıl tarla için daha fazla ilaç kullanımı gerekmekte buda hem ilaç hem de tohum yönünden yurtdışına bağımlı hale gelmeye neden olmaktadır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;GDO’lu ürünü nasıl anlarız?&lt;/p&gt; &lt;p&gt;- Orijinalinin mevsimine göre zamansız piyasaya çıkarlar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;- Daha iridirler ve üzerlerinde yumrular halinde şekil bozukluğu vardır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;- Tatları saman gibidir kokuları yoktur&lt;/p&gt; &lt;p&gt;- İçleri beyaz süngerimsi kıvamdadır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;- Çok hızlı sürede üretilirler. Örneğin 30 günde tavuk 5 ayda dana haline getirilirler.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Toplum sağlımızı korumakla görevli AKP hükümeti maalesef çıkardığı kanun ile GDO’lu ürün ve tohumların ülkemize girmesine izin vermiş. Yerli tohumculuğu geliştirmek şöyle dursun içinde yüzyıllardan gelen binlerce tohum çeşidimizi barındıran Tohumculuk Enstitüsü’nü sadece 1 milyon dolara İSRAİL’li bir firmaya satmıştır. Şeker üreticisine kota koymuş, onun yerine Amerikan CARGİL şirketine özel kanunla hormonlu tatlandırıcı üretimine %30 luk bir oran ile (diğer ülkelerde bu oran %7dir) izin vermiştir. Ucuz süt tozu ithali nedeniyle süt ürünleri büyük ölçüde süt tozundan yapılır hale gelmiştir. Hayvancılığın desteklenmesi gerekirken tam tersine ne olduğu belirsiz parça et ithalatına kolaylık getirilmiş, Domuz kasaplık et statüsüne alınarak üretimine kredi sağlanmış, Köylümüzün ürettiği ürünlerin fiyatı ucuzlatılmış tersine ilaç, gübre, yem fiyatları ciddi oranda zamlar yapılarak pahalılandırılmıştır. Bu suretle Köylümüz perişan edilmiştir. Kuş gribi oyunu ile de ülkemizdeki tüm köy tavukları yok edilmiştir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Saadet Partisi olarak çözüm önerimiz kesinlikle yerli üretim yapılması bunun için üreticiye gerekli desteklerin verilmesidir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Ayrıca zabıta yasası yeniden düzenlenilmeli,  gıda sağlık kontrolleri için gerekli teknik donanımlar çağımızın gerektirdiği koşullara uygun hale getirilmelidir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Sağlığınız için GDO lu ürünler almayınız tüketmeyiniz. Organik gıdalar yemeğe özen gösteriniz.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Emperyalizmin yeni silahı ‘Genetiği Değiştirilmiş Organizmalı Tohumlar’&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Geceye katılan bir diğer konuklardan Gemlik Ziraat Yüksek Mühendisi GDO’ya Hayır Platformu sözcüsü Ekolojik Yaşam Derneği Başkanı Arca Atay’ın, açıklamalarında geceye damgasını vuran iddialarda bulundu.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Atay; “Türkiye’de şimdiye dek, üretimi ve dağıtımı yasak olan GDO’lu tohumlar, 2006 da kabul edilen  Tohumculuk Kanunu ile yasallaştırılmaya çalışılmış ve ülkenin GDO ile işgaline ortam hazırlanmaktadır. Artık yabancı şirketler, gen kaynağı olan ülkemizde, herhangi bir tohumumuzu, biyoteknolojik yöntemlerle kazandırdıkları bir özelliği gerekçe göstererek patentleyebileceklerdir. Tüm Avrupa’daki bitki çeşidine yakın bir sayıda ve 3000’i de endemik olmak üzere, toplam 11 bin bitki çeşidine sahip olan Anadolu coğrafyası, gerçekte bir gen bankası niteliğindedir. GDO işgali, biyolojik çeşitliliğimiz üzerinde büyük bir tehdit oluşturacaktır. Tohumculuk yasasıyla GDO’lu tohumların ülkeye girişinin serbest bırakılması ve ticarileştirilmesi bir anlamda hukuksal güvenceye kavuşturulmuş ve çok yakında Meclis gündemine getirilecek olan Ulusal Biyogüvenlik Yasası ile de bu olay perçinlenecektir. Zira Biyogüvenlik Yasasının ülkeye transgenik ürün girişinin serbest bırakılması ve ticarileştirilmesini sağlayacağı bizzat hükümetin devlet bakanı tarafından açıklanmıştır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Ulusal Biyogüvenlik Yasasının yabancı gen aktarımlı tohum ve gıdaların giriş ve üretimlerine serbestlik değil yasak getirilmesini istiyor, tüm üreticileri, tüketicileri, sivil toplum örgütlerini ve bilim insanlarını bu konuda uyanık ve duyarlı duyarlı olmaya, düzenlenmekte olan GDO  işgal senaryosuna karşı çıkmaya çağırıyoruz.” yorumunu yaptı.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-4627937959942773604?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/4627937959942773604/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/11/gdolu-gdalar-nasl-anlaslr.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/4627937959942773604'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/4627937959942773604'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/11/gdolu-gdalar-nasl-anlaslr.html' title='GDO&apos;lu gıdalar nasıl anlaşılır.'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Su3IoqVNpLI/AAAAAAAAAaE/Je5jYGp0mQ0/s72-c/gdo.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-958247469145411778</id><published>2009-11-01T09:36:00.000-08:00</published><updated>2009-11-01T09:38:15.866-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='insan sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='genetik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='genetik bilim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gdo'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='frankeştayn gıdalar'/><title type='text'>GDO'lu gıdalar gerçekten tehlikeli mi?</title><content type='html'>GDO 'da en önemli tehlike;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Gen Kaçması'dır&lt;/b&gt;. Bu da genetik çeşitliliği tehlikeye sokuyor. Ama bu sadece bir teori. Bir düşünün, tozlaşma ile sadece tek tip canlılar mı ortaya çıkar? Öyle olsaydı ne olurdu? bir örnek vereyim; Golden ve Starking elma çeşitlerini bilmeyen yoktur herhalde. Peki neden Golden çeşidi poleni ile döllenen Starking'lerin hepsi Golden'e dönüşmüyor? Neden Bütün elma çeşitleri tek tip olmuyor? Bu olabilir mi? GDO'lar da diğer bitkiler ile tozlaşınca hepsi GDO olmayacaktır .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Ama zamanla belli bir popülasyona sahip, ve hatta Crossing Over sayesinde daha farklı tiplerle dolu bir genetik havuz oluşacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun yanısıra eğer gen kaçışı gösteren bitkide &lt;b&gt;Terminatör Gen &lt;/b&gt;var ise bu kez GDO olmadığı halde terminatör gen taşıyan GDO polenleri ile döllenen ürünler ya hiç tohum bağlamayacak   tohumlar çimlenmeyecektir. Yani Terminatör Gen tohumun ölmesini sağlayacaktır. Bu da GDO kullanmayan üreticilerin gelecek yıl için kendi tohumlarını üretmelerini engelleyecektir. üreticinin bu hakkı engellenmiş olacaktır. Günümüzde GDO ile ilgili yapılan çalışmaların çoğu bu problemleri çözmeye yönelmiştir. &lt;b&gt;&lt;br /&gt;Birçok araştırıcı gen kaçmasının bir şekilde engellemesi için çalışıyor. &lt;/b&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-958247469145411778?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/958247469145411778/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/11/gdolu-gdalar-gercekten-tehlikeli-mi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/958247469145411778'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/958247469145411778'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/11/gdolu-gdalar-gercekten-tehlikeli-mi.html' title='GDO&apos;lu gıdalar gerçekten tehlikeli mi?'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-4584650054091462991</id><published>2009-11-01T09:33:00.000-08:00</published><updated>2009-11-01T09:34:53.317-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='insan sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='beslenme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gdo'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='frankeştayn gıdalar'/><title type='text'>GDO'lu ürünler hangileridir?</title><content type='html'>&lt;b style="color: rgb(51, 102, 255);"&gt;Pek çok GDO lu ürün var;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Mısır, patates, domates, pirinç, soya, buğday, kabak, balkabağı, ayçiçeği, yer fıstığı, bazı balık türleri, kolza, kasava, papaya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;Bunların dışında çalışmaların devam ettiği ürünler var;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Muz, ahududu, çilke, kiraz,ananas, biber, kavun, karpuz, kanola.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üretimi sırasında GDO kullanılmış pek çok ürün var,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mısır ve soya genleri ile oynanan ürünlerde ilk sırayı aldıklarında bu bitkilerden üretilen yan ürünlerin de GDO lu olma riski var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Mısır ve soyadan üretilen yağ, un, nişasta,glikoz şurubu, sakkaroz, fruktoz içeren gıdalar günlük tüketim maddeleri arasında yer alıyor. Örneğin,;&lt;br /&gt;Bisküvi, kraker, kaplamalı çerezler,pudingler, bitkisel yağlar,bebek mamaları, şekerlemeler, çikolata ve gofretler,hazır çorbalar,mısır ve soyayı yem olarak tüketen tavuk ve benzeri hayvansal gıdalar ile pamuk GDO lu olma riski taşıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Sadece mısırdan üretilen ve çeşitli gıdalarda bileşen veya katkı maddesi olarak kullanılan yan ürün sayısı 700'ü, soyadan üretilen türevlerinin sayısı ise 900'ü buluyor. Yani bu yan ürünleri içeriğinde kullanan her bir işlenmiş ürünün GDO'lu olma riski bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;&lt;b&gt;Türkiye'de Denetim Yok!&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:blue;"&gt;&lt;b&gt;GDO lu tohum yasaklanmış&lt;/b&gt;&lt;/span&gt; olsa da bu tip ürünlerin ithalatının kontrolü yok ve girişler sadece beyana dayalı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gen aktarılmış ürün yetştiriciliği yasak, Bakanlık kontrollü olarak bazı sahalarda GDO lu bitki yetiştiriciliği yapıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color:blue;"&gt;GDO içeren ürünlerin Türkiye'ye ithali serbest.&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de GDO içeren ürünleri satılma riski çok yüksek. Çünkü bu konuda &lt;b&gt;yasal düzenleme yok&lt;/b&gt;. Riski en yüksek olan ürünler içeriğinde mısır ve soyadan elde edilen yan ürünleri içerenler. Çünkü Türkiye mısır ve soya ithalatının büyük bölümünü, en büyük GDO lu mısır ve soya üreticileri olan ABD ve Arjantin'den alıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GIDA SEÇİMİNDE NELERE DİKKAT ETMELİ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ürünleri dış görünüşünden anlamaya imkan yok.Bu nedenle riski azaltmak gerek.&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Yukarıdaki "Hangi ürün GDO lu olabilir ?" bölümünü iyi okuyun. Böylecerisk gruplarını tespit edersiniz.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Organik ürünler yemeye dikkat edin.Bu ürünlerin üretiminde ekolojik sertifikalı tohumluk kullanılır. Her organik veya ekolojik denen üğrüne itibar etmeyin.Mutlaka sertifikasını görmek isteyin. Alışveriş yaptığınız marketlerde organik ürün talep edin.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Gıdaları mevsiminde tüketin. Mevsimi dışında yetiştirilen sebze ve meyveler için doğal olmayan zorlama yöntemler kullanılmaktadır. Doğal yöntemlerin kullanılmadığı seralarda çok fazla tarım ilacı kullanıldığını da unutmayın.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Gıdalarınızı yerel olanlardan seçin.ABD veya Arjantin gibi dünyada en çok GDo üreten ülkelerden gelen ürünlerin GDO lu olma riski yüksek. Ülkemizde üretilee ve kaynağını bildiğimiz ürünler tüketerek yerel çeşitlerin korunmasına da katkıdabulunun. Ayrıca dünyanın farklı bölgelerinden gelen ürünlerin ulaştırılması için harcanan yakıtın yarattığı kirliliği unutmayın.&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-4584650054091462991?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/4584650054091462991/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/11/gdolu-urunler-hangileridir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/4584650054091462991'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/4584650054091462991'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/11/gdolu-urunler-hangileridir.html' title='GDO&apos;lu ürünler hangileridir?'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-4537994534951274432</id><published>2009-11-01T09:30:00.000-08:00</published><updated>2009-11-01T09:32:15.334-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='insan sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gdo'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='frankeştayn gıdalar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğal sağlık'/><title type='text'>GDO'lu gıdaların insan sağlığına etkileri</title><content type='html'>&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255); font-weight: bold;"&gt;İNSAN SAĞLIĞINA ETKİLERİ&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GDO lu bitkiler yüksek allerji riski taşıyor. Allerjenler, genetik mühendisliği yoluyla bireylerin güvenli olduğunu düşündükleri için tüketmekte sakınca görmedikleri besinlere de aktarılabiliyor. Bu durumda birey allerjeni taşıdığını bilmediği besini tüketerek kendini riske atabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(11 Aralık 2003'te Rusya'da bir gurup bilim adamı son üç yıl içerisinde allerji belirtisi gösteren hastaların sayısında 3 kat artış olduğunu ve bunun altında yatan nedenin Genetiği Değişmiş Ürünler'in (GDÜ) tüketimi olabileceğini açıkladılar.-Traavik ve Smith, 2004)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;Toksik (zehirleyici ) Etkiler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmalar GDO lu patateslerin fareler için toksik etki yaptığını, bağışıklık sisteminde bozukluklar,viral enfeksiyonlar gibi birçok etkileri olduğunu ortaya koyuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(1980 lerin sonunda bir Japon firması triptofan adlı bir aminoasidi bir bakteriye ürettirerek bbesin takviyesi olarak ABD de satışa sundu.Aylar içinde ürünü kullanan kişilerde sinir sistemini etkileyen, kas ağrıları ve kandaki bazı hücrelerin sayısında artış ile seyreden eozinofili-miyalji sendromu ortaya çıktı. Bu sorunları yaşayan 155 kişşide kalıcı hasar meydana geldi,37 hasta yaşamını yitirdi.Mayeno ve Gleich,1994 . Yapılan incelemne sonucu genetiği değiştirilmiş bakterideki artmış triptofan üretiminin toksik bir yan ürün oluşumuna yol açtığı ve sendromun toksik madde nedeniyle ortaya çıktığı anlaşıldı.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;Antibiyotiğe Karşı Dayanıklılık Oluşturması&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GDÜ lerin üretimi sırasında belirteç gen olarak kullanılan antibiyotik direnç genlerinin en büyük tehlikesi, ortamda bulunan bakteriler aracılığı ile yayılması.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakteriler arasında doğal yollarla gen alışverişi yapıldığı biliniyor.Antibiyotik direnç genlerinin hastalık yapan mikroorganizmalar geçişi, bu bakterilerin neden olduğu enfeksiyonların kontrol altına alınmasımı güçleştiriyor. Bu tür ürünleri tüketen canlının sindirim sisteminde bulunan bakterilerin, o ürünün yapısında bulunan antibiyotik direnç genini alması mümkün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;Bt nin ( Bacillus thuringiensis) etkileri&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarımda uzun zamandır böcek öldürücü olarak kullanılan Bt spreyi toprakta parçalanıyor. Ayrıca tüketilen ürün yıkanarak Bt spreyinden arındırılabiliyor. Ancak Bt geni aktarılmış ürünlerde Bt toksininin parçalanması ya da ürünün yıkanarak temizlenmesi söz konusu değil. Bu durumda Bt toksini bütün etkisini ürün tüketilene kadar, hatta belki de tüketildikten sonra da sürdürüyor.&lt;br /&gt;Bt geni aktarılmış ürünlerin tüketiminde bireyin maruz kaldığı Bt toksini miktarı Bt spreyindekinin 10-100 katı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayvanlar üzerinde yapılan deneyler Bt toksininin memelilerde aktif olduğunu, sindirim sisteminde parçalanmadığını, bağırsaklarda bağlanabildiğini ve insan sağlığı açısından tehdit oluşturabileceğini ortaya koyuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;( Filipinlerdeki bir Bt mısır ekim alanının yakınında yaşayan köy halkında solunum yolu, sindirim sistemi, cilt reaksiyonları ve ateşle seyreden hastalığın, mısırın polen saçtığı dönemde ortaya çıktığı fark edildi. Bu bireylerin kan örneklerinde Bt toksinine karşı antikorlar saptandı-Travik ,2004)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-4537994534951274432?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/4537994534951274432/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/11/gdolu-gdalarn-insan-saglgna-etkileri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/4537994534951274432'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/4537994534951274432'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/11/gdolu-gdalarn-insan-saglgna-etkileri.html' title='GDO&apos;lu gıdaların insan sağlığına etkileri'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-6791788709364666484</id><published>2009-11-01T09:28:00.000-08:00</published><updated>2009-11-01T09:29:55.331-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='genetik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gdo'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='frankeştayn gıdalar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğal sağlık'/><title type='text'>Frankeştayn gıdalar sağlığımızı tehdit ediyor</title><content type='html'>&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;&lt;b&gt;GDOların Tehdit ve Riskleri&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="color:blue;"&gt;&lt;b&gt;1. Biyolojik Çeşitlilik, Tarımsal Biyo çeşitlilik ve Doğal Dengeye Etkileri&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;Yerel türler tehdit altında.Yaşam bir bütündür ve gen halkalarındaki en küçük bir değişiklik beslenme zinciri yoluyla bütündeki diğer parçaları da etkiler. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;Sonuçta insan, hayvan,bitki,mikroorganizmalarda yapılan herbir değişiklik bütünün bir diğer parçası olan tarımsal biyoçeşitliliği, yani sağlıklı beslenmenin temeli olan gıda çeşitliliğine etkileyecektir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Hastalık&lt;/span&gt; ve diğer zararlılara karşı dayanıklı olması için genleriyle oynanmış bir &lt;span style="font-size:130%;"&gt;buğday &lt;/span&gt;türünün belki verimi yüksektir ama, bir hastalık ya da&lt;span style="font-size:130%;"&gt; zararlı&lt;/span&gt; sayesinde o türün yok olması ve &lt;span style="font-size:130%;"&gt;dünyada&lt;/span&gt; artık başka bir buğday yetiştirilmediği için buğday ırkının tamamen &lt;span style="font-size:130%;"&gt;ortadan kalkması&lt;/span&gt; gibi bir felaketi beraberinde getirebilir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Modern tarım yüzünden zaten çeşitliler çok azlmış durumdadır.Asya'da mevcut 140 bin çeşitten sadece 6 sı ekili toprakların %70 ini kaplıyor. Azalan çeşitler ise tamamen GDO tehdidi altındadır. &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;&lt;b&gt;Çünkü GDO ların aktarılmış genleri çevresinde geleneksel yöntemle üretilmiş ürünlere geçebilmektedir.&lt;/b&gt;&lt;span style="color:black;"&gt; &lt;span style="font-size:85%;"&gt;Arılar, kuşlar, böceklerve rüzgar gibi tozlaşmayı sağlayan etkenler GDO lu polenleri komşu tarlaya taşıyor ve oradaki üründe de genetik değişikliğe yol açıyor. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;b&gt;"GEN KAÇIŞI" &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;adı verilen bu bulaşma sonucu yaşamın sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıyan bitkiler tek tipleşmekte ve doğal çeşitlilik azalmaktadır. Milyonlarca yılda oluşan türler 5-10 senede yok olmaktadır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birkez gen aktarımı başlatılınca genetiği değişmiş ürünün, genetiği değişmemiş&lt;br /&gt;ürünlere bulaşması &lt;b&gt;-ileriki nesillere de aktarılacağından-&lt;/b&gt; önlenemez hale gelmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color:darkgreen;"&gt;&lt;b&gt;Yararlı böcekler yok oluyor.&lt;/b&gt; &lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:black;"&gt;Zararlı böceklere karşı dayanıklı olmalarını sağlamak için bazı bitkilere aktarılan toksin (zehir ) karakterli genler o böcekleri yiyen yaralı böcek türlerinin de yok olmasına neden oluyor. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;i&gt;(Toksin karakterli BT(Bacillus thuringiensis)geni aktarılmış bir bitkiyi yiyen bir böcekle beslenen Uğur böceği (gelin böceği) gibi yararlı böceklerin ölüm oranının arttığı ve gelişmelerinin geciktiği saptandı-Hagedorn 1998)&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Bir risk ise toksinin etkin olduğu böcek türleri bu toksine zamanla &lt;span style="font-size:130%;"&gt;dayanıklılık &lt;/span&gt;kazanıyor olması&lt;i&gt;.&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;i&gt;(ABD de bt genli pamuk ekili alanlarının bir kısmında, pamuk koza kurdunun etkili olarak kontrol edilemediği gözlendi-Alam 1999)&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Yabacı otlara dayanıklı genlerin aktarıldığı bitkilerin diğer canlılar ( uğur böceği) üzerinde öldürücü etki yaptığı gözlendi ( Steinbrecher,1996)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Böceklere ve yabancı otlara dayanıklılık geni aktarılmış bitkiler, zamanla o böcekler ve yabancı otlarda dayanımı arttırdığı için &lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;çok daha fazla tarım ilacı kullanılmasına yol açabiliyor&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;. &lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Yabani otlara karşı dayanıklılık geni aktarılmış bir bitkinin değiştirilmiş genleri rüzgar, kuş, böcek,arı vs. gibi etkenlerle başka bitkilere bulaşıyor ve bu geni almış yabancı otlar savaşılması güç bir şekilde çoğalıyorlar.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Ayrıca yabani ot ilacına dayanıklı genler aktarılmış bir ürünün yetiştiği tarlaya ertesi yıl farklı bir ürün ekildiğinde, tarlada kalan geçen yılın GDO lu ürünü yeni ürün için yabancı ottur. Ancak eski GDO lu yabani otlara dayanıklı olduğundan çiftçi için büyük sorun yaratıyor ve yeni ürüne şans tanımıyor, onunla mücadele etmek imkansızlaşıyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;i&gt;(Yabancı otlara doğru &lt;b&gt;gen kaçışı&lt;/b&gt; nın kolza ve pancarda belirginleşmesi Fransa Tarımsal Araştırmalar Ulusal Enstitüsü'nün (INRA) yabani otlara dayanıklı tüm kolza varyetelerini stoktan çıkarmasına neden oldu.)&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-6791788709364666484?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/6791788709364666484/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/11/frankestayn-gdalar-saglgmz-tehdit.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/6791788709364666484'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/6791788709364666484'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/11/frankestayn-gdalar-saglgmz-tehdit.html' title='Frankeştayn gıdalar sağlığımızı tehdit ediyor'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-7758926291858670699</id><published>2009-11-01T09:26:00.000-08:00</published><updated>2009-11-01T09:28:04.514-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kısırlık tedavisi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ölüm tehdidi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gdo'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='frankeştayn gıdalar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğal sağlık'/><title type='text'>GDO nedir? Temiz ve Güvenli Gıda İstiyoruz.</title><content type='html'>&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255); font-weight: bold;"&gt;Frankeştayn Gıda&lt;/span&gt; &lt;span style="color: rgb(51, 51, 255); font-weight: bold;"&gt;GDO&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir canlının gen diziliminin değiştirilmesi ya da ona kendi doğasında bulunmayan bambaşka bir karakter kazandırılması yoluyla elde edilen canlı organizmalara "Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar", kısaca GDO adı veriliyor.&lt;br /&gt;Bir canlıdan diğerine gen aktarımı, bir çeeşit kesme,yapıştırma ve çoğaltma işlemi olup, genetik mühendisleri tarafından uygulanıyor. Aktarılacak gen önce bulunduğucanlının DNA sından kesilerek çıkarılıyor.Sonra vektör adı verilen taşıyıcı virüs ile bu gen DNA molekülüne yapıştırılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Frankeştayn Gıda olarak da nitelenen GDO'lar bugün kolera bakterisi geni taşıyan yonca, akrep geni taşıyan pamuk, tavuk genli patates,balık genli domates gibi gıdalar şeklinde karşımıza çıkıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanlık bugün doğal çeşitliliğe zarar vererek tür zenginliğinin yok olmasına yol açan GDO ların çeşitli yollardan yayılarak yeni Frankeştaynlar yaratma tehlikesiyle karşı karşıya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;&lt;b&gt;Neden GDO ya Hayır.&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 153);" &gt;Canlılar üzerinde yapılan bu değişiklikler; canlı sağlığı,biyolojik çeşitlilik,ekolojik dengenin bozulması,ekonomik bağımlılık,canıların yaşam hakkının elinden alınması ve canlılar üzerinde mülkiyet hakkı tanınması açısından önemli &lt;b&gt;tehdit&lt;/b&gt; ve&lt;b&gt; riskler&lt;/b&gt; taşımaktadır.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-7758926291858670699?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/7758926291858670699/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/11/gdo-nedir-temiz-ve-guvenli-gda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/7758926291858670699'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/7758926291858670699'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/11/gdo-nedir-temiz-ve-guvenli-gda.html' title='GDO nedir? Temiz ve Güvenli Gıda İstiyoruz.'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-3333210072733979007</id><published>2009-11-01T09:15:00.000-08:00</published><updated>2009-11-01T09:18:12.546-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='domuz gribi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='domuz gribi aşısı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='domuz gribinden nasıl korunalım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğal sağlık'/><title type='text'>Domuz gribinin belirtileri ve domuz gribinden korunma yolları</title><content type='html'>Domuz gribi, İnfluenza A virüsünün neden olduğu ve domuzlarda salgınlara neden olan bir solunum hastalığıdır. Domuzlardan insanlara bulaşabilmektedir. Bu yazımızda domuz gribinin belirtilerini ve domuz gribinden korunma yollarını açıklayacağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255); font-weight: bold;"&gt;Domuz gribinin belirtileri nelerdir?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Domuz gribinin belirtileri normal insan gribi belirtilerine benzer. Bunlar&lt;br /&gt;- Ateş,&lt;br /&gt;- Öksürük,&lt;br /&gt;- Boğaz ağrısı,&lt;br /&gt;- Burun akıntısı,&lt;br /&gt;- Vücut ağrıları,&lt;br /&gt;- Baş ağrısı,&lt;br /&gt;- Titreme halsizlik,&lt;br /&gt;- Kusma,&lt;br /&gt;- İshal.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçmişte zatürree ve solunum yetmezliği gibi ciddi hastalık ve ölümlere neden olduğu bildirilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255); font-weight: bold;"&gt;İnsandan insana nasıl bulaşır?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Domuz gribinin A/(H1N1), mevsimsel gribin bulaştığı gibi bulaşmakta olduğu düşünülmektedir. Kişiden kişiye genellikle öksürme, hapşırma gibi solunum yoluyla bulaşır. Bazen de hasta insanların ağız ve burunlarına temas etme yoluyla da bulaştığı bildirilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hasta bir kişinin öksürüğü ya da hapşırığından çıkan damlacıkların masa gibi bir yüzeye temas etmesinin ardından başka bir kişinin bu masaya elle dokunması, ardından ellerini yıkamadan gözlerine, ağzına veya burnuna dokunması sonucu hastalık kişiden kişiye geçebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hasta kişi, hastalık belirtileri görülmeden 1 gün önceden başlayarak; hastalandıktan sonraki 7 gün ve daha fazla gün boyunca bulaştırıcıdır. Bu da kişinin domuz gribi hastalığına yakalandığını daha henüz öğrenmemişken bulaştırıcı olduğunu göstermektedir. Çocuklar, özellikle küçük çocuklar, potansiyel olarak daha uzun süre bulaşıcı olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255); font-weight: bold;"&gt;Hastalığa yakalanmamak için ne yapmak gerekir?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanlar için geliştirilmiş bir aşısı henüz yoktur. Hastalıktan korunmak için rutin önlemleri uygulamak gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu önlemler:&lt;br /&gt;- Öksürdüğünüzde ya da hapşırdığınızda ağzınızı ve burnunuzu bir kağıt mendille kapatınız. Kullandığınız mendili hemen çöpe atınız.&lt;br /&gt;- Öksürdükten veya hapşırdıktan sonra ellerinizi bol su ve sabunla yıkayınız. En az 15 ila 20 saniye yıkama önerilir. Alkolle temizleme de tercih edilebilir.&lt;br /&gt;- Ağzınıza, burnunuza ve gözlerinize dokunmaktan kaçının. Çünkü virüs ellerinizle başka kişilerle tokalaşma yoluyla da bulaşabilmektedir.&lt;br /&gt;- Hasta kişilerle yakın temastan kaçının.&lt;br /&gt;- Genel sağlığınıza dikkat ediniz.&lt;br /&gt;- İyi uyuyun, fiziksel aktivitelerde bulunun, stresten kaçının, bol sıvı alın ve iyi beslenin&lt;br /&gt;- Bu hastalıkla kontamine olmuş olabilecek yüzeylere temas etmekten kaçının.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya Sağlık Örgütü seyahat eden kişilere neler tavsiye etmektedir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya Sağlık Örgütü uluslararası seyahatlerin kısıtlanmasını tavsiye etmemektedir. Her zaman olduğu gibi hasta olan kişilerin uluslararası yapacakları seyahatleri ertelemeleri ve uluslararası seyahat dönüşü hastalık belirtileri görülen kişilerin ise sağlık kurumlarına başvurmaları konularına dikkat etmeleri istenmektedir. Seyahat eden kişilere enfekte olma tehlikesine karşın kalabalık ve kapalı mekânlardan uzak durmaları ve akut solunum yolları enfeksiyonları olan insanlarla yakın temastan kaçınmaları tavsiye edilmektedir. Hasta olan kişilerle temastan sonra ve bu kişilerin bulundukları ortamlarla temastan sonra ellerin yıkanması hastalık riskini azaltacaktır. Ayrıca hasta insanlar hastalığın yayılmasını önleyici uygun davranışlar sergilemeye davet edilmektedir.(Sağlıklı insanlardan uzak durmak, elleri yıkamak ve öksürükle/hapşırıkla bulaşmayı engellemek için kâğıt mendil ve maske kullanmak).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255); font-weight: bold;"&gt;Domuz gribinin tedavisi var mı?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oseltamivir veya zanamivir kullanımı domuz gribinin önlenmesinde CDC tarafından tavsiye edilmektedir. İlaç kullanımı hastalığın seyrini hafifletmekte ve daha hızlı bir iyileşmeyi sağlayabilmektedir. Bunun yanı sıra ciddi komplikasyonların da gelişmesi engellenmiş olur. Antiviral ilaçlara, semptomların görülmeye başlamasından itibaren ilk 2 gün içinde başlanması gerekir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-3333210072733979007?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/3333210072733979007/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/11/domuz-gribi-influenza-virusunun-neden.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/3333210072733979007'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/3333210072733979007'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/11/domuz-gribi-influenza-virusunun-neden.html' title='Domuz gribinin belirtileri ve domuz gribinden korunma yolları'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-7453494868998360329</id><published>2009-11-01T09:13:00.001-08:00</published><updated>2009-11-01T09:14:34.007-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='domuz gribi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='domuz gribi aşısı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='haber'/><title type='text'>Domuz gribiyle ilgili komplo teorileri</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Su3B1Jubw0I/AAAAAAAAAZ8/lsF1OYbzlG0/s1600-h/dmgri.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 133px; height: 101px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Su3B1Jubw0I/AAAAAAAAAZ8/lsF1OYbzlG0/s320/dmgri.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399184647174996802" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;ABD ve Avrupa’ya sıçrayan Meksika kökenli domuz gribi paniği sürüyor. Meksika’da şu ana kadar 100′den fazla kişi hayatını kaybetti. Domuz gribi insan gribiyle aynı belirtiler gösteriyor. Yani öksürük, ani ateş, baş ağrısı, kas ağrıları şeklinde başlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk defa Meksika’da görülen grip ABD, İngiltere, Fransa, İsrail, Yeni Zelanda gibi ülkelerde görüldü. Yunanistan acil önlemler aldığını duyurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meksika’dan ABD’ye ve dünyanın birkaç ülkesine daha sıçrayan domuz gribi paniği büyüyor. Meksika’da ölü sayısı 149′u bulurken, eğitim-öğretime ara verildi. ABD Başkanı Barack Obama’ya Ulusal Antropoloji Müzesi’ni gezdiren Meksikalı ünlü arkeolog Felipe Solis’in (65) de domuz gribinden öldüğü şüphesi salgının biyolojik silah saldırısı olduğu yönünde komplo teorileri ne yol açtı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Solis’in kalp krizinden öldüğü açıklansa da, domuz gribine yakalanmış olabileceği söylentileri yayıldı. Bu söylentiler üzerine Beyaz Saray, Başkan Obama’nın 16-17 Nisan’da Meksika’ya ekonomik işbirliği toplantılarına katılmak için gerçekleştirdiği ziyaret sırasında ölümcül salgın hastalığa yakalanmadığını açıkladı. Bu arada internet bloglarında, domuz gribinin hızlı yayılmasına neden olan genetik yapısından dolayı (kuş, domuz ve insan gribi kombinasyonu) insan eliyle yapılmış olabileceğine spekülasyonlar yapılıyor. Aşırı nüfus artışından endişe eden siyasi liderlerin, insanları süper bir virüs salgınıyla öldürerek nüfus planlaması sorununu çözmeye kalkışabilecekleri bile yazılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küresel dayanışma çağrısı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öte yandan Dünya Sağlık Örgütü, ABD’de 40, Meksika’da 26, Kanada’da 6, İspanya’da da 1 olmak üzere dünya çapında şu an için doğrulanan 73 domuz gribi vakası olduğunu bildirdi. BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), domuz gribi nedeniyle tüm ekiplerini birinci derecede alarm durumuna geçirdi. Örgüt, domuzlardaki durumun derhal kendilerine iletilmesini ve numunelerin laboratuarlarına gönderilmesini talep etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun, “Gerçekten bir domuz gribi salgınıyla karşı karşıyaysak, buna karşı küresel dayanışma göstermeliyiz. Hiçbir ülke böyle tehditlerle tek başına baş edemez” dedi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-7453494868998360329?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/7453494868998360329/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/11/domuz-gribiyle-ilgili-komplo-teorileri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/7453494868998360329'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/7453494868998360329'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/11/domuz-gribiyle-ilgili-komplo-teorileri.html' title='Domuz gribiyle ilgili komplo teorileri'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Su3B1Jubw0I/AAAAAAAAAZ8/lsF1OYbzlG0/s72-c/dmgri.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-116691454433628149</id><published>2009-11-01T09:10:00.000-08:00</published><updated>2009-11-01T09:12:06.261-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğal tedavi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='domuz gribi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğal sağlık'/><title type='text'>Domuz gribine ozon tedavili çözüm</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Su3BYUURdmI/AAAAAAAAAZ0/FgghSx0zLF8/s1600-h/dmuz.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 127px; height: 112px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Su3BYUURdmI/AAAAAAAAAZ0/FgghSx0zLF8/s320/dmuz.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399184151801853538" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Uzmanlar, dünyada yaygın olarak doğal bir tedavi olarak uygulanan ozon tedavisinin domuz gribi ve tüm grip türleri üzerinde etkili koruyucu bir önlem olmakla kalmadığını aynı zamanda ozonun domuz gribi ve diğer tip grip virüslerini çevreleyen lipit yapılarını parçalayarak virüslere zarar verdiğini belirtiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Domuz gribi korku salmaya devam ediyor. Hastalığa yakalananların sayısı son araştırmalara göre 272 bini geçti, 3 bin 400 kişi de hayatını kaybetti. Peki, bu korkunç hastalığa bir çözüm yok mu? Yeni geliştirilen aşı fayda gösteriyor mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ateş, öksürük, boğaz ağrısı, yaygın vücut ağrısı, baş ağrısı, üşüme, yorgunluk ve ishal gibi belirtiler gösteren A/H1N1 virüsünün (domuz gribi) sıcak iklimlerde barınmaması ve daha çok kış aylarında görülmesi sebebiyle önümüzdeki aylar oldukça önem taşıyor diyen Dr. İsmail Ağar; okulların açılması, kapalı mekânlarda ve topluluk içinde bulunma sıklığının artması, bağışıklık sisteminin zayıflaması gibi salgın hastalıkların yayılma hızını arttıran koşulların kış aylarında artış göstereceğini dolayısıyla konu hakkında ciddi önlemlerin alınması gerektiğini vurguluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Domuz gribine karşı ozon aşısı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dr. İsmail Ağar, Ozon aşısının domuz gribi ve diğer tip grip türleri üzerindeki etkisini şöyle anlatıyor; dünyada ozon tedavisi mevcut koruyucu tedbirlere ekleniyor. Çünkü ozon tedavisi zarflı virüs yapısında olan domuz gribi ve diğer tip griplerin virüslerini çevreleyen lipit yapılarını parçalayarak virüslere zarar vermektedir. Bu nedenle domuz gribi ve diğer virüslerin vücuda verdiği zarar önemli ölçüde azalmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ozon tedavisi vücut direncini arttırarak bağışıklık sistemini güçlendirir. Bağışıklık sistemi hücrelerinden sitokin salınımını arttırır, birçok hastalığa karşı koruyucu kalkan oluşturur. Ozona hassas birçok virüs grubuna karşı koruyucu özelliği bu virüslerin sayısını azaltmakta veya yok edebilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ozon tedavisi, domuz gribi hastalıklarda vücudun direnç sistemini geliştiren bir tedavidir ve mevcut koruyucu önlemlere eklenmesi ciddi fayda sağlamaktadır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öte yandan kış mevsiminde salgınlara neden olan Grip “influenza” virüsü solunum yoluyla insan vücuduna girmesiyle oluşan bir enfeksiyon hastalığıdır. Gribin hafif ya da şiddetli olarak geçirilmesi kişinin bağışıklık sisteminin gücüyle bağlantılıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğal ve yan etkisiz bir tedavi olan ozon uygulaması tüm enfektif ajanlara karşı savunma sistemini güçlendiren tedavi, bağışıklık sistemini güçlendiren koruyucu önlemdir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-116691454433628149?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/116691454433628149/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/11/domuz-gribine-ozon-tedavili-cozum.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/116691454433628149'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/116691454433628149'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/11/domuz-gribine-ozon-tedavili-cozum.html' title='Domuz gribine ozon tedavili çözüm'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Su3BYUURdmI/AAAAAAAAAZ0/FgghSx0zLF8/s72-c/dmuz.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-876048634612619924</id><published>2009-11-01T09:08:00.000-08:00</published><updated>2009-11-01T09:09:24.067-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğal tedavi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='domuz gribi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='domuz gribi aşısı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğal sağlık'/><title type='text'>Domuz gribine doğal tedavi</title><content type='html'>Tatlı sektöründe faaliyet gösteren Seyidoğlu, vücut direncini arttırdığı bilinen tahin,pekmez ve reçelden oluşan paketi bir aylığına 11,95 TL'ye piyasaya sürdü. Seyidoğlu Genel Müdürü Mehmet Göksu, son günlerde artan salgın hastalıklara karşı uzmanların vücut direncini artırıcı gıdaları önerdiğini belirterek, "Biz de dar gelirli vatandaşların alabilmesi için sadece bir aylığına piyasaya böyle bir ürün sürmeye karar verdik." dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Göksu, yaptığı yazılı açıklamada "Tahin, pekmez ve reçel üçlüsü gerek sahip olduğu vitamin ve proteinler bakımından vücut direncini artırıcı bir rol oynuyor. Salgın hastalıklara yakalanma durumunda vücut direnci yüksek hastalar daha çabuk iyileşebiliyor. Anne Babalar kahvaltı sofralarında tahin ve pekmezi mutlaka bulundurmalı. Çocukların gelişimi açısından bu gıdalar büyük önem taşıyor." ifadelerini kullandı. Son günlerde gündemden düşmeyen Domuz Gribi'nden korunmak için de önerilen gıdalar arasında tahin ve pekmezin yer aldığını ifade ederek, "Uzmanlara danışarak salgınlara karşı vatandaşı zinde tutacak koruyucu bir set hazırladık. Sofralarınızda bu gıdaları eksik etmeyin, soğuk havalara ve hastalıklara karşı korunun." diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Göksu'nun verdiği bilgiye göre, iyi bir karbonhidrat ve enerji kaynağı olan pekmez, yoğun mineral içeriyor. Pekmez özellikle günlük kalsiyum, demir, potasyum ve magnezyum gereksiniminin büyük bir kısmını karşılıyor. Mineral miktarının fazla ve emilim oranlarının yüksek olması nedeniyle hamile ve emziklilerin, tüberkülozlu hastaların, iyileşme dönemindeki kişilerin diyetinde yer alması öneriliyor. Susamdan elde edilen tahin ise, yağ, yüksek değerli protein ve B vitaminleri içermesinden dolayı en az et ve süt kadar kıymetli bir gıda sayılıyor. Vücudun protein, vitamin, kalsiyum, fosfor ve demir ihtiyacını giderilmesine önemli katkı sağlayan tahin, kan yapımını, kemik gelişimini destekleyerekr kansızlığın giderilmesine destek veriyor&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-876048634612619924?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/876048634612619924/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/11/domuz-gribine-dogal-tedavi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/876048634612619924'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/876048634612619924'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/11/domuz-gribine-dogal-tedavi.html' title='Domuz gribine doğal tedavi'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-7853359606179266338</id><published>2009-11-01T09:05:00.001-08:00</published><updated>2009-11-01T09:06:59.575-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='domuz gribi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='domuz gribi aşısı'/><title type='text'>Domuz gribi olursam ne yapmalıyım?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Su3AC22Q0eI/AAAAAAAAAZs/jOn0vA_iemY/s1600-h/dmzg.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 104px; height: 136px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Su3AC22Q0eI/AAAAAAAAAZs/jOn0vA_iemY/s320/dmzg.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399182683602473442" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Domuz gribi şüpheli bir kişi ile temastan sonraki 7 gün içinde kendinizde yukarıda sıralanan hastalık belirtileri olduğunu hissederseniz hemen 112 yi arayın, evden dışarıya çıkmayın, sağlık ekiplerinin size ulaşmalarını bekleyin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-7853359606179266338?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/7853359606179266338/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/11/domuz-gribi-olursam-ne-yapmalym.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/7853359606179266338'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/7853359606179266338'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/11/domuz-gribi-olursam-ne-yapmalym.html' title='Domuz gribi olursam ne yapmalıyım?'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Su3AC22Q0eI/AAAAAAAAAZs/jOn0vA_iemY/s72-c/dmzg.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-8970697021512036305</id><published>2009-11-01T09:02:00.000-08:00</published><updated>2009-11-01T09:04:27.370-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='domuz gribi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='grip'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='domuz gribinden nasıl korunalım'/><title type='text'>Domuz gribinden kendimi nasıl koruyabilirim?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Su2_Y9ARklI/AAAAAAAAAZk/u1XCPKNlM4o/s1600-h/dom.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 119px; height: 89px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Su2_Y9ARklI/AAAAAAAAAZk/u1XCPKNlM4o/s320/dom.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399181963700572754" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Aşağıdaki önlemleri alarak sadece gripten değil; grip gibi solunum yoluyla bulaşan tüm hastalıklardan kendinizi koruyabilirsiniz:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    * Öksürme ve hapşırma sırasında ağzınızı ve burnunuzu bir mendil ile kapatınız. Mendilinizi kullandıktan sonra çöp sepetine atınız.&lt;br /&gt;    * Öksürdükten ve hapşırdıktan sonra ellerinizi bol sabun ve suyla yıkayınız. Alkol içeren el yıkama antiseptikleri de etkilidir.&lt;br /&gt;    * Kirli ellerinizle gözlerinize, burnunuza ve ağzınıza dokunmayınız.&lt;br /&gt;    * Domuz gribine yakalanırsanız, belirtilerin başlamasından 7 gün sonrasına ya da belirtilerinizin tamamen geçmesinden bir gün sonrasına kadar evde istirahat ediniz. &lt;br /&gt;    * Hastalığın bulaşmaması için çevrenizdeki kişilerden uzak durunuz.&lt;br /&gt;    * Bulunduğunuz mekanı sık sık havalandırınız.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-8970697021512036305?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/8970697021512036305/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/11/domuz-gribinden-kendimi-nasl.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/8970697021512036305'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/8970697021512036305'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/11/domuz-gribinden-kendimi-nasl.html' title='Domuz gribinden kendimi nasıl koruyabilirim?'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Su2_Y9ARklI/AAAAAAAAAZk/u1XCPKNlM4o/s72-c/dom.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-5052492175620378866</id><published>2009-11-01T09:01:00.000-08:00</published><updated>2009-11-01T09:02:06.434-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='domuz gribi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='domuz gribi aşısı'/><title type='text'>Domuz gribinin (A/H1N1) belirtileri nelerdir?</title><content type='html'>Domuz gribinin belirtileri, insanlarda görülen grip belirtilerine benzerdir. Bunlar:&lt;br /&gt;Ateş,&lt;br /&gt;Öksürük,&lt;br /&gt;Boğaz ağrısı,&lt;br /&gt;Yaygın vücut ağrısı,&lt;br /&gt;Baş ağrısı,&lt;br /&gt;Üşüme ve&lt;br /&gt;Yorgunluk&lt;br /&gt;gibi belirtileri içermektedir. Bazı vakalarda kusma ve ishal de görülebilmektedir&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-5052492175620378866?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/5052492175620378866/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/11/domuz-gribinin-ah1n1-belirtileri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/5052492175620378866'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/5052492175620378866'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/11/domuz-gribinin-ah1n1-belirtileri.html' title='Domuz gribinin (A/H1N1) belirtileri nelerdir?'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-6499665115366935241</id><published>2009-11-01T08:59:00.000-08:00</published><updated>2009-11-01T09:01:14.957-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='domuz gribi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='domuz gribi aşısı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğal sağlık'/><title type='text'>Domuz gribi (A/H1N1) nasıl bulaşmaktadır?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Su2-vyAO8gI/AAAAAAAAAZc/bA_40zvJjHg/s1600-h/domuzg.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 124px; height: 94px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Su2-vyAO8gI/AAAAAAAAAZc/bA_40zvJjHg/s320/domuzg.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399181256372974082" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Domuz gribinin de yine mevsimsel griple aynı şekilde yayıldığı düşünülmektedir. Grip virüsleri insandan insana öksürük ve hapşırma yoluyla bulaşmaktadır. Grip virüsü bulaşan bir yere dokunulduktan sonra, eller ağız ya da buruna götürüldüğünde de hastalık bulaşabilir&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-6499665115366935241?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/6499665115366935241/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/11/domuz-gribi-ah1n1-nasl-bulasmaktadr.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/6499665115366935241'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/6499665115366935241'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/11/domuz-gribi-ah1n1-nasl-bulasmaktadr.html' title='Domuz gribi (A/H1N1) nasıl bulaşmaktadır?'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Su2-vyAO8gI/AAAAAAAAAZc/bA_40zvJjHg/s72-c/domuzg.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-3992792309445119846</id><published>2009-11-01T08:52:00.000-08:00</published><updated>2009-11-01T08:54:54.366-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğal tedavi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='allerji tedavisi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='suna dumankaya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt sağlığı'/><title type='text'>Alerjik citler için doğal çözüm - Suna Dumankaya</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Su29CMsBfTI/AAAAAAAAAZU/tooT2nK18fs/s1600-h/alerji.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 150px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Su29CMsBfTI/AAAAAAAAAZU/tooT2nK18fs/s320/alerji.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399179373750353202" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Suna Dumankaya Derya Baykal'ın sunduğu Deryalı Günler programında alerjik cildi sakinleştirmek için doğal formül önerdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alerjik bir cildi sakinleştirmek için:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 bardak süt&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı acı badem yağı&lt;br /&gt;Yarım çay kaşığı tuz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uygulama: Malzemeleri karıştırdıktan sonra pamuk veya bir tülbent yardımı ile alerjik cilde kompres yapın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-3992792309445119846?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/3992792309445119846/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/11/alerjik-citler-icin-dogal-cozum-suna.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/3992792309445119846'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/3992792309445119846'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/11/alerjik-citler-icin-dogal-cozum-suna.html' title='Alerjik citler için doğal çözüm - Suna Dumankaya'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Su29CMsBfTI/AAAAAAAAAZU/tooT2nK18fs/s72-c/alerji.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-5008539193107718187</id><published>2009-11-01T08:49:00.001-08:00</published><updated>2009-11-01T08:50:43.499-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğal tedavi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğal krem'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='suna dumankaya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık ve güzellik önerileri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğal sağlık'/><title type='text'>Cilt sarkması için limon-maden suyu kürü - Suna Dumankaya</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Su28OrI0u_I/AAAAAAAAAZM/p52THz1Zt0o/s1600-h/cilts.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 188px; height: 250px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Su28OrI0u_I/AAAAAAAAAZM/p52THz1Zt0o/s320/cilts.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399178488571018226" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Suna Dumankaya Derya Baykal'ın sunduğu Deryalı Günler programında Çene altı, gıdı,ve göbek ve koldaki cilt sarkması için doğal formül önerdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gayet basit ve pratik olarak hazırlayabileceğiniz bu formül cildi toparlayarak sıkılaştırıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cilt sarkmasına karşı doğal formül:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 1 adet limon&lt;br /&gt;• 1 şişe maden suyu&lt;br /&gt;• 1 çay kaşığı limon yağı veya zeytinyağı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uygulama: 1 adet limonu kabuğu ile birlikte küçük parçalara ayırdıktan sonra küçük bir kabın içinde maden suyu ile iyice yumuşayıncaya kadar kaynatın. Blendırdan geçirin. 1 çay kaşığı limon yağı veya zeytinyağı ilave edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elde ettiğiniz karışımı sarkma olan bölgelere sürün. Yarım saat cildinizde beklettikten sonra peeling yapar gibi ovalayarak cildinizden temizleyin. Haftada 2 kez uygulanabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her seferinde taze olarak hazırlanmalıdır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-5008539193107718187?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/5008539193107718187/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/11/cilt-sarkmas-icin-limon-maden-suyu-kuru.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/5008539193107718187'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/5008539193107718187'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/11/cilt-sarkmas-icin-limon-maden-suyu-kuru.html' title='Cilt sarkması için limon-maden suyu kürü - Suna Dumankaya'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Su28OrI0u_I/AAAAAAAAAZM/p52THz1Zt0o/s72-c/cilts.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-3668863361790139399</id><published>2009-11-01T08:46:00.000-08:00</published><updated>2009-11-01T08:48:15.375-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kısırlık tedavisi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aile'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ahmet maranki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğum'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='anne ve bebek sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bitkisel sağlık'/><title type='text'>Ahmet Maranki kısırlık giderici doğal öneriler</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Su27rPGhpXI/AAAAAAAAAZE/uOVOHhj-o18/s1600-h/hamile.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 109px; height: 123px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Su27rPGhpXI/AAAAAAAAAZE/uOVOHhj-o18/s320/hamile.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399177879749764466" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Ahmet Maranki Show Tv'de Yayınlanan Alişan ve Çağla Şikel'in sunduğu Her şey Dahil programında erkeklerdeki ve kadınlardaki kısırlık için doğal çözüm önerilerini açıkladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkeklerdeki kısırlık için:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Bal ve poleni karıştırarak yiyin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 100 gram bal ve 10 gram çörekotunu karıştırarak her gün yiyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 1 kilo bal ile 100 gram ısırgan karıştırarak yiyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Keçiboynuzu ( Hünnap ) pekmezi tüketin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• İğde ağacının polenlerini bal ile karıştırarak yiyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadınlardaki kısırlık için:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Toksin atıcı kozmik beden temizliğini mutlaka yapın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Civanperçemi, aslanpençesi ve çobançantası çaylarını mutlaka için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Soğan kürü uygulayın. 1 litre suyun içine 1 adet soğanı kafasına vurarak kırdıktan sonra kabukları ile birlikte koyun. 1 gece suda beklettikten sonra sabahları suyunu için.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-3668863361790139399?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/3668863361790139399/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/11/ahmet-maranki-ksrlk-giderici-dogal.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/3668863361790139399'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/3668863361790139399'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/11/ahmet-maranki-ksrlk-giderici-dogal.html' title='Ahmet Maranki kısırlık giderici doğal öneriler'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Su27rPGhpXI/AAAAAAAAAZE/uOVOHhj-o18/s72-c/hamile.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-7827968967833961384</id><published>2009-11-01T08:31:00.000-08:00</published><updated>2009-11-01T08:33:32.395-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cinsel sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='suna dumankaya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bitkisel sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık ve güzellik önerileri'/><title type='text'>Suna Dumankaya Göğüs Büyütmek İçin Bitkisel Çözüm</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Su24NZVT0UI/AAAAAAAAAY8/zgcOY7vT0sA/s1600-h/gogus.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 85px; height: 128px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Su24NZVT0UI/AAAAAAAAAY8/zgcOY7vT0sA/s320/gogus.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399174068565168450" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Güzellik Uzmanı Suna Dumankaya 20 nisan 2009 da Derya Baykal'ın sunduğu Deryalı Günler programında küçük göğüsleri büyütmek için doğal ve bitkisel çözüm önerisini açıkladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 1 tutam şerbetçiotu,&lt;br /&gt;• 1 tutam melek otu,&lt;br /&gt;• 1 tatlı kaşığı çemen tohumu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uygulama: Malzemeleri çay gibi demleyip öğünlerden sonra bir bardak için. Ayrıca hergün iki tane hurma yiyin. Kürü uygularken ayrıca elma suyu ile göğüslere masaj yapmak da etkili olacaktır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-7827968967833961384?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/7827968967833961384/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/11/suna-dumankaya-gogus-buyutmek-icin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/7827968967833961384'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/7827968967833961384'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/11/suna-dumankaya-gogus-buyutmek-icin.html' title='Suna Dumankaya Göğüs Büyütmek İçin Bitkisel Çözüm'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Su24NZVT0UI/AAAAAAAAAY8/zgcOY7vT0sA/s72-c/gogus.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-9021985771308996787</id><published>2009-11-01T08:28:00.000-08:00</published><updated>2009-11-01T08:30:37.230-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cinsel sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ibrahim saraçoğlu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkek sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cinsellik'/><title type='text'>Cinsel ilişki sonrasındaki ağrılar için kiraz sapı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Su23fHMrIMI/AAAAAAAAAY0/a8WaevX2big/s1600-h/cinsel.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 133px; height: 200px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Su23fHMrIMI/AAAAAAAAAY0/a8WaevX2big/s320/cinsel.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399173273423126722" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu&lt;/span&gt; Kiraz sapının pek çok derde çare olduğunu bunlardan birinin de erkeklerde cinsel ilişki sonrasında kasıklarda oluşabilen şiddetli ağrılar olduğunu açıkladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkeklerde sıkıntı yaratan bu ağrının geçmesi içinde kiraz sapının çok etkili olduğunu belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkeklerde cinsel ilişki sonrasındaki ağrılar için kiraz sapı kürü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uygulama: Yaklaşıkl 25 adet kurutulmuş kiraz sapını bir su bardağı kaynar suyun içine koyarak 5 dakika kaynatın. içine 2-3 damla limon suyu sıkarak günde bir kez için.Z amanla ağrılarınız azalacak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-9021985771308996787?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/9021985771308996787/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/11/cinsel-iliski-sonrasndaki-agrlar-icin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/9021985771308996787'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/9021985771308996787'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/11/cinsel-iliski-sonrasndaki-agrlar-icin.html' title='Cinsel ilişki sonrasındaki ağrılar için kiraz sapı'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Su23fHMrIMI/AAAAAAAAAY0/a8WaevX2big/s72-c/cinsel.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-2290497602806333779</id><published>2009-10-24T10:13:00.001-07:00</published><updated>2009-10-24T10:14:37.882-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğal tedavi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ahmet maranki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şifalı bitkiler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ibrahim saraçoğlu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bitkisel sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğal sağlık'/><title type='text'>Bitkisel kürler ile sağlığınızı koruyun!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/SuM1tqVv9CI/AAAAAAAAAXg/ep-UshhVyWk/s1600-h/btksel.Jpeg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 207px; height: 173px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/SuM1tqVv9CI/AAAAAAAAAXg/ep-UshhVyWk/s320/btksel.Jpeg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5396215837095883810" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Şifalı bitkilerle tedavinin otoritesi Prof.Dr.İbrahim Saraçoğlu'nun bütün kitapları Milliyet'le bir arada geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitapları 2 milyondan fazla satan Prof.Dr. Saraçoğlu'nun verdiği mucizevi bitkisel kürler, pek çok rahatsızlığa karşı sizi ve sevdiklerinizi koruyacak, tedavi sürecinde yardımcı olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bitkisel Sağlık Rehberi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sigaradan Alzheimer'a, kanserden reflüye ve romatizmaya kadar pek çok hastalığı önleyecek, tedavisinde yardımcı olacak kürleri size sunuyor. Bu kitap özellikler Amerika'da yayımlanan şifalı bitki kitaplarında referans olarak gösteriliyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tıbbi Bitkiler Rehberi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hastalıklarla savaşan etkin kimyasal maddeler ve bunları içeren mucize bitkilerin tümü bu kitapta sizleri bekliyor. Kronik yorgunluktan osteoporoza, tiroitten tansiyona 50'nin üzerinde rahatsızlığa karşı bitki türleri sizi çok şaşırtacak! Ayrıca anne sütünü arttırmanın sırlarını da bu kitap içerisinde bulabileceksiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bitkisel Tedaviler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Selülitten zayıflamaya, cilt maskelerinden saç kürlerine kadar cildinizin sağlık ve güzelliğine de çözümler sunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unutmayın! Bu kürleri herkes evinde kolayca hazırlayabilir. Üstelik kullanılan tüm şifalı bitkiler ve sebzeler, ülkemizde bulunuyor. Bu 3 mucize kitap Milliyet'le sadece 49 kupona. İsteyen herkes 18-24 Ekim tarihleri arasında kampanyaya katılabilir!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Milliyet&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-2290497602806333779?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/2290497602806333779/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/10/bitkisel-kurler-ile-saglgnz-koruyun.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/2290497602806333779'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/2290497602806333779'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/10/bitkisel-kurler-ile-saglgnz-koruyun.html' title='Bitkisel kürler ile sağlığınızı koruyun!'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/SuM1tqVv9CI/AAAAAAAAAXg/ep-UshhVyWk/s72-c/btksel.Jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-9102020448461159879</id><published>2009-10-24T10:07:00.000-07:00</published><updated>2009-10-24T10:10:23.644-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='insan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='domuz gribi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='domuz gribi aşısı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>"Domuz gribi aşısı 5 bin kişide denendi"</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/SuM0lJ2ujaI/AAAAAAAAAXY/kuQfMIFes6o/s1600-h/dmz.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 298px; height: 202px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/SuM0lJ2ujaI/AAAAAAAAAXY/kuQfMIFes6o/s320/dmz.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5396214591425252770" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Hüseyin Demirdiken, risk grubunda olan insanların aşı olması gerektiğini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Demirdiken, yan etkisi bulunmayan ilaç olmadığını, H1N1 için üretilen aşının da yan etkilerinin olacağını, ancak bu yan etkilerin aşının sağlayacağı yarar karşısında ihmal edilebilir düzeyde olması gerektiğine dikkat çekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Demirdiken, ''Oda olarak, aşıyla ilgili bilimsel gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Türkiye'ye gelecek olan aşı bugüne kadar beş bin kişinin üzerinde denendi. Kabul edilemez bir yan etkisine de rastlanmadı'' şeklinde konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Salgının yaygınlaşmadan önce aşılamanın belli risk gruplarında önemli fayda getireceğini ifade eden Demirdiken, Türkiye'de saptanan vaka sayısının 480 civarında olduğunu, hastalığın yaygın olmasının ölüm oranın yüksek olduğu anlamına gelmediğini kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;RİSK GRUBUNDAKİLER AŞILANMALI&lt;br /&gt;Demirdiken, özellikle hamile, aşırı kilolu ve kronik hastalıkları olanların risk grubunda olduğunu ifade ederek, ''Özelikle altı aydan 24 yaşa kadar olanlar, altı aydan küçük bebeklere bakanlar, hamileler, 24-65 yaş arasında kronik hastalığı olanlar ve sağlık çalışanlarının aşı olması gerekmektedir'' şeklinde konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;H1N1 virüsünden korunmanın en etkin yolunun ellerin yıkanması olduğunu ifade eden Demirdiken, öksürürken ve hapşırırken ağız ve burnun kapatılması gerektiğini, sokakta maske takıp gezecek kadar sorunun abartılmaması gerektiğini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vakanın görüldüğü okulların kapatılması yerine lokal çözüme gidilmesi gerektiğini vurgulayan Demirdiken, yurt dışında okulları komple tatil etmek yerine vakanın görüldüğü sınıftaki öğrencilerin evlerine gönderildiğini, aksi taktirde bunun önünün alınamayacağını belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KURBAN BAYRAMI YAKLAŞIYOR, DİKKAT!&lt;br /&gt;Yaklaşan kurban bayramında insanların bayramlaşmak için çok fazla temas halinde olacağına vurgu yapan Demirdiken, herkesi hem kendisini hem de başkalarını korumak için daha dikkatli olmaya çağırdı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-9102020448461159879?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/9102020448461159879/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/10/domuz-gribi-ass-5-bin-kiside-denendi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/9102020448461159879'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/9102020448461159879'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/10/domuz-gribi-ass-5-bin-kiside-denendi.html' title='&quot;Domuz gribi aşısı 5 bin kişide denendi&quot;'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/SuM0lJ2ujaI/AAAAAAAAAXY/kuQfMIFes6o/s72-c/dmz.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-7871434824825880797</id><published>2009-10-24T09:31:00.000-07:00</published><updated>2009-10-24T09:34:49.833-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='selülit tedavisi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='domuz gribi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='domuz gribi aşısı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='enfeksiyon hastalıkları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>'Domuz gribine karşı bilinçsiz antiviral kullanmayın'</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/SuMscIFImmI/AAAAAAAAAXQ/eHKWszR3AL4/s1600-h/dgr.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 298px; height: 224px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/SuMscIFImmI/AAAAAAAAAXQ/eHKWszR3AL4/s320/dgr.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5396205640236964450" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;EKMUD Başkanı Prof. Dr. Gaye Usluer, mevcut antiviral ilaçların yeni grip virüslerine karşı etkili olduğunu, ancak bu ilaçların mutlaka sağlık personeli tarafından reçete edilmesi halinde kullanılması gerektiğini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ANKARA - Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlığı Derneği (EKMUD) Başkanı Prof. Dr. Gaye Usluer, direnç geliştireceği için antivirallerle korunmanın birincil hedef olarak asla düşünülmemesi gerektiği uyarısında da bulundu.&lt;br /&gt;        &lt;br /&gt;Sağlık Bakanlığı'nın Bilim Kurulu üyesi ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi de olan Usluer, dünyada domuz gribi salgınına yol açan A (H1N1) virüsünün mevsimsel gribe göre yüksek atak hızına ve özellikle 5-25 yaş arasındakilerde hızlı yayılıma sahip olduğunu söyledi.&lt;br /&gt;        &lt;br /&gt;Domuz gribinin genel olarak hafif belirtilerle seyrettiğini, ancak bazı olgularda daha ağır bir seyir izleyebildiğini kaydeden Usluer, hastalık süresince ortaya çıkan istenmeyen gelişmeler (komplikasyon) nedeniyle hastaların hayatını kaybedebildiğini anlattı.&lt;br /&gt;        &lt;br /&gt;Usluer, hastaların yüzde 15'inde grip ilişkili zatürre ve benzeri komplikasyonlar geliştiğini, yüzde 5'inin de yine bu komplikasyonlar nedeniyle hastaneye yatırıldığını belirtti.&lt;br /&gt;       &lt;br /&gt;Salgın yapan domuz gribi virüsüne bağlı yüzde 0.1-0.2 oranında ölüm bildirildiğini kaydeden Usluer, ''Atak hızı özellikle genç ve risk faktörü taşımayanlarda daha yüksek. Kişilerin zemindeki hastalıkları ve bağışıklık sistemleri hastalığın seyrini önemli ölçüde belirliyor'' dedi.&lt;br /&gt;       &lt;br /&gt;Prof. Dr. Usluer, mevsimsel gripte atak hızının yüzde 5-15 arasında değişmesine karşın, domuz gribinde bu atak hızının yüzde 30 olarak tanımlandığını ifade ederek, ''Hastalıkta kuluçka süresi 1-7 gün arasında değişiyor. Hastalar belirti ve bulguların ortaya çıkışından bir gün önce başlayarak 5-7 gün boyunca bulaştırıcı oluyor. Çocuklarda, yaşlılarda, kronik hastalığı olanlarda ve&lt;br /&gt;bağışıklık sistemi yetersiz kişilerde bu süre daha uzun olabiliyor'' şeklinde konuştu.&lt;br /&gt;                 &lt;br /&gt;''EN GEÇ 48 SAATTE TEDAVİYE BAŞLANMALI''&lt;br /&gt;''Mevcut antiviral ilaçların yeni grip virüslerine karşı etkili olmasının tedavide önemli bir avantaj olduğunu'' kaydeden Usluer, şunlara dikkati çekti:&lt;br /&gt;        &lt;br /&gt;''Ancak bu ilaçlar mutlaka sağlık personeli tarafından reçete edilirse kullanılmalıdır. Domuz gribine karşı oseltamivir ve zanamivir etken maddeli iki antiviral ilaç etkili, ancak virüs amantadin ve rimantadin isimli antivirallere karşı dirençli. Antiviral tedavi ile grip ilişkili istenmeyen durumların gelişmesi engellenebilir. İstenen etkinliğin sağlanabilmesi için bulgular ortaya&lt;br /&gt;çıktıktan sonra en geç 48 saat içinde tedaviye başlanmalıdır, ancak direnç geliştireceği için antivirallerle korunma birincil hedef olarak asla düşünülmemelidir. Yaygın ve kontrolsüz antiviral kullanımı, antivirallere direnci artıracaktır.''&lt;br /&gt;        &lt;br /&gt;Domuz gribi aşısının güvenilirliği ve özellikle aşının içerdiği ''skualen'' maddesi ile ilgili tartışmalara da değinen Usluer, Türkiye'de adjuvan (aşının bağışıklık yapma gücünü artıran madde) olarak, ''skualen'' maddesini içeren H1N1 inaktif aşısının uygulanacağını belirtti.&lt;br /&gt;        &lt;br /&gt;Usluer, ''Skualen bir çok aşıda kullanılan, deneyimin olduğu bir adjuvandır. Kayron firmasının 1997 yılında ürettiği, skualen içeren grip aşılarının, uygulanan 20 milyon dozunda ciddi bir yan etki görülmemiştir'' şeklinde konuştu.&lt;br /&gt;        &lt;br /&gt;Türkiye'de domuz gribi aşısının Dünya Sağlık Örgütü'nün önerileri çerçevesinde risk gruplarına uygulanacağını hatırlatan Usluer, aşının eczanelerde satılmayacağını, sadece sağlık kuruluşları tarafından uygulanacağını söyledi.         &lt;br /&gt;       &lt;br /&gt;KORUNMA&lt;br /&gt;Usluer, domuz gribinden korunmak için el hijyenine dikkat etmek, kapalı ve kalabalık ortamlarda bulunmaktan kaçınmak, hapşırırken ve öksürürken ağzı mendille kapatmak gerektiğini bildirdi.&lt;br /&gt;        &lt;br /&gt;Hasta kişilerin maske kullanmalarını da öneren Usluer, ameliyathane tipi maskelerin korunmada yeterli olduğunu, özel koruyucu N95 tipi maskeye gerek bulunmadığını söyledi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-7871434824825880797?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/7871434824825880797/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/10/domuz-gribine-kars-bilincsiz-antiviral.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/7871434824825880797'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/7871434824825880797'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/10/domuz-gribine-kars-bilincsiz-antiviral.html' title='&apos;Domuz gribine karşı bilinçsiz antiviral kullanmayın&apos;'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/SuMscIFImmI/AAAAAAAAAXQ/eHKWszR3AL4/s72-c/dgr.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-6735875867036894779</id><published>2009-10-17T15:13:00.001-07:00</published><updated>2009-10-17T15:15:28.069-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bebek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='anne ve bebek sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ishal'/><title type='text'>Bebeklerde ishal tedavisi nasıl olmalı.</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/StpBoqoG8lI/AAAAAAAAAVM/fwi5Tqfc7-A/s1600-h/bebe.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 124px; height: 82px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/StpBoqoG8lI/AAAAAAAAAVM/fwi5Tqfc7-A/s320/bebe.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5393695670622679634" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt; İshal, dışkılama sayısındaki ve miktarındaki ani artış olarak tanımlanır. İshalin en büyük tehlikesi vücudun normalden fazla sıvı kaybına bağlı olarak kurumasıdır. Bu durum, dil ve ağız içinin kuruması, az işeme, ya da koyu ve kıvamlı idrar yapma gibi işaretlerle kendini gösterebilir. İshal tedavisinin esas amacı vücudun sıvı kaybını önlemektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden olur?&lt;br /&gt;İshalin en sık nedeni el-ağız yoluyla bulaşan mikroplardır. Virüslar, en sık rastlanan nedenlerdir. Bazen bakteri ve parazitler de, ishale yol açabilir. Ender olarak besin allerjisi ve fazla meyva suyu içmek de ishal nedenidir. Eğer çocuğunuzun, 1 günde, 1-2 defa dışkılaması varsa, bu, muhtemelen çocuğunuzun alışık olmadığı bir şey yemesine bağlıdır. Ayrıca, 2 günden uzun süren sıvı ağırlıklı beslenme de sulu dışkılamaya neden olabilir.&lt;br /&gt;Nasıl seyreder?&lt;br /&gt;İshal, bir kaç günden haftaya dek sürebilir. Çocuğunuzun ishal ile kaybettiği sıvıyı yerine koyması için yeterli miktarda sıvı alması gerekmektedir. Dışkının hemen katıya dönmesini beklemeyin.&lt;br /&gt;Evde neler yapmalı?&lt;br /&gt;İshalin ana tedavisi, sıvı alımının artırılması ve diyet değişikliğidir. Uygun diyet tedavisi ishalin ağırlığına ve çocuğunuzun yaşına bağlı olarak değişmektedir. Çocuğunuz günde 4 kezden fazla sulu dışkılama yapmadan diyetini değiştirmeyin.&lt;br /&gt;Mama ile beslenen 1 yaş çocuklar; sulu ve sık ishal olduğunda; mamaları, laktoz içermeyen sindirimi kolay mamalarla değiştirilebilir. Bunu doktorunuza danışın. Su yerine, dengeli elektrolit solüsyonu olarak bilinen ve eczanede satılan sıvılardan doktorunuzun önerisiyle faydalanabilirsiniz.&lt;br /&gt;Eğer çocuğunuzun ağır derecede ishali varsa ve koyu renkli, az miktarda idrar yapıyorsa, kilosu başına en az 10ml olacak şekilde bu solüsyonlardan içebilir. Sıvı miktarını hiç bir zaman kısıtlamayın.&lt;br /&gt;Normal mamaya dönerken doktorunuzun önerilerine uyun.&lt;br /&gt;2 yaşından büyük çocuklar (sık ve sulu ishali olduğunda); sofra yemekleri yiyebildikleri için mamayla beslenmeleri gerekmez. Pirinç, ekmek, kraker, havuç, patates, muz, elma püresi, kızarmış ekmek gibi besinler bu durumda uygundur. Tuzlu krakerler çocuğunuzun ihtiyacı olan tuz miktarını karşılamasına yardım eder. Sıvı kaybı varsa, doktorunuzun önereceği oral elektrolit ve şeker solüsyonlarını verebilirsiniz. İkinci günde, süt ve su verebilirsiniz. Meyva suları ishali arttırabilir.&lt;br /&gt;Dikkat: Çocuğunuz katı besinleri reddediyorsa ona süt verin.&lt;br /&gt;Anne sütü alan çocuklar (sık sulu ishali olduğunda); Hayatının ilk 3 haftasında anne sütü alan bebeğin, her beslendikten sonra normalde bir dışkılaması olur. Bazen dışkı rengi yeşil, kıvamı sulu olabilir. Dışkıda sümük, kan veya kötü koku duyulana dek normal normal sayılmalıdır.Bebeğinizin dışkılama sayısı artarsa, muhtemelen ishali vardır. Bebeğiniz emmeye isteksiz, hasta görünümlü ve ateşli olabilir. Unutmayın ki; anne diyetindeki kola, kahve ve bitkisel çaylar bağırsak hareketlerini arttırabilir .&lt;br /&gt;Bebek ishal olursa, daha sık aralarla emzirin. Formül mamayla beslenen bebeklere katı gıdalar ekleyin. Ağır ishalde (sulu ve sık), bebeğinizin idrarı azalmış ise bebeğiniz fazla yorgunsa ve damar yolundan sıvı gereksinimi olabilir.&lt;br /&gt;Bebeğinizin altı, ishale bağlı olarak tahriş olabilir. Bunu önlemek için, her ishal dışkısından sonra altını yıkayın ve koruyucu bir krem sürün. Bu bakım özellikle geceleri gereklidir.&lt;br /&gt;Bebeğinizin altını sık sık değiştirmek de faydalıdır&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-6735875867036894779?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/6735875867036894779/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/10/bebeklerde-ishal-tedavisi-nasl-olmal.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/6735875867036894779'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/6735875867036894779'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/10/bebeklerde-ishal-tedavisi-nasl-olmal.html' title='Bebeklerde ishal tedavisi nasıl olmalı.'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/StpBoqoG8lI/AAAAAAAAAVM/fwi5Tqfc7-A/s72-c/bebe.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-660918673927099360</id><published>2009-10-17T15:09:00.000-07:00</published><updated>2009-10-17T15:11:17.868-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ishal için kür'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ömer çoşkun'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bitki kürü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şifalı bitkiler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğal sağlık'/><title type='text'>Ömer Coşkun ishal için nar çiçeği kürü</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/StpAyV1dDHI/AAAAAAAAAVE/onF7oUNDABw/s1600-h/ishal.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 84px; height: 111px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/StpAyV1dDHI/AAAAAAAAAVE/onF7oUNDABw/s320/ishal.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5393694737328573554" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Dr. Ömer Coşkun ishali gidermek için nar çiçeğini tavsiye ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Bir su bardağı kaynar suya 1 tatlı kaşığı nar çiçeği koyarak demlendirin . Şeker veya tatlandırıcı koymadan sabah ve akşam aç karnına 1er su bardağı için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Patatesi haşladıktan sonra kabuğu ile birlikte aç karnına yiyin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-660918673927099360?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/660918673927099360/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/10/omer-coskun-ishal-icin-nar-cicegi-kuru.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/660918673927099360'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/660918673927099360'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/10/omer-coskun-ishal-icin-nar-cicegi-kuru.html' title='Ömer Coşkun ishal için nar çiçeği kürü'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/StpAyV1dDHI/AAAAAAAAAVE/onF7oUNDABw/s72-c/ishal.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-7405958710679408273</id><published>2009-10-17T15:05:00.000-07:00</published><updated>2009-10-17T15:08:25.999-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cinsel sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='prostat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ahmet maranki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkek sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğal sağlık'/><title type='text'>Ahmet Maranki - Prostat hastalığı için bitkisel çözümler</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/StpAFws1b4I/AAAAAAAAAU8/sLabHUaI4xE/s1600-h/prostad.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 248px; height: 248px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/StpAFws1b4I/AAAAAAAAAU8/sLabHUaI4xE/s320/prostad.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5393693971446067074" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Erkeklerin ileri yaşlarda korkulu rüyası Prostat hastalığı için Ahmet Maranki'den bitkisel çözümler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* 10 gr hazenbel, 10 gr kereviz yaprağı ya da tohumu ayrı ayrı birer litre su ile 10 dakika kaynatılır. 30 dakika demlendirilerek, sabah akşam tok karnına birer su bardağı ayrı ayrı içilir. Bu terkiplerin içilmesine Bir ay süre iledevam edilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* 250 gr brokoli bir litre su ile 4 dakika kaynatılır. Günde bir kaç bardak içilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* 8 litre kaynar suyun içine 500 gr sarı kantaron konularak 40 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Buzdolabında saklanan karışımdan sabah, öğle, akşam yemeklerden 1 saat önce 1er bardak içilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* At kestanesi, tam açılmamış servi kozalağı, mazı yaprağı, ardıç tohumu, ökse yaprağı, ayrık kökü ve maydanoz gibi bitkilerin çayları günde 3-4 bardak içilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Kenevir, kereviz tohumu ile birlikte kaynatıldıktan sonra balla tatlandırılarak macun yapılıp yemeye devam edilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Isırgan otu prostat büyümesinden kaynaklanan idrar zorluğunu rahatlatır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Bir su bardağı kaynar suya, 10 gr funda konulur. 10 dakika bekletildikten sonra günde 2-3 bardak içilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Maydanoz kaynatılarak suyundan günde 3 su bardağı içilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Prostat iltihabı için her gece 1 litre suda 1-2 soğan sabaha kadar bekletilerek, sabahları aç karna içilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-7405958710679408273?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/7405958710679408273/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/10/ahmet-maranki-prostat-hastalg-icin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/7405958710679408273'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/7405958710679408273'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/10/ahmet-maranki-prostat-hastalg-icin.html' title='Ahmet Maranki - Prostat hastalığı için bitkisel çözümler'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/StpAFws1b4I/AAAAAAAAAU8/sLabHUaI4xE/s72-c/prostad.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-3657474231609425526</id><published>2009-10-17T15:02:00.000-07:00</published><updated>2009-10-17T15:05:21.756-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğal krem'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='suna dumankaya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='el ayak çatlakları kremi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık ve güzellik önerileri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğal sağlık'/><title type='text'>El ve ayak çatlakları için krem-Suna dumankaya'dan</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Sto_X-GVU9I/AAAAAAAAAU0/LLLBjwHphM0/s1600-h/el.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 129px; height: 82px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Sto_X-GVU9I/AAAAAAAAAU0/LLLBjwHphM0/s320/el.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5393693184768693202" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Doğal sağlık ve güzellik önerileri:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Suna Dumankaya'dan el ve ayak çatlaması için doğal krem tarifi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 150 gram ceviz yağı&lt;br /&gt;• 25 gram balmumu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazırlanışı: Balmumu ve cevizyağını bir kaba koyarak benmari usulü ile eritin. Bu eriyiği cam bir kaba koyarak saklayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kremi el ve ayak çatlamaları için kullanabilirsiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-3657474231609425526?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/3657474231609425526/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/10/el-ve-ayak-catlaklar-icin-krem-suna.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/3657474231609425526'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/3657474231609425526'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/10/el-ve-ayak-catlaklar-icin-krem-suna.html' title='El ve ayak çatlakları için krem-Suna dumankaya&apos;dan'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Sto_X-GVU9I/AAAAAAAAAU0/LLLBjwHphM0/s72-c/el.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-9152561053977651757</id><published>2009-10-17T15:00:00.000-07:00</published><updated>2009-10-17T15:02:07.102-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bitki kürü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='suna dumankaya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık ve güzellik önerileri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğal sağlık'/><title type='text'>Cilt sarkması için limon-maden suyu kürü</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Sto-rtBfKDI/AAAAAAAAAUs/cKl2thnCg1g/s1600-h/cilt.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 92px; height: 123px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Sto-rtBfKDI/AAAAAAAAAUs/cKl2thnCg1g/s320/cilt.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5393692424270719026" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Suna Dumankaya Derya Baykal'ın sunduğu Deryalı Günler programında Çene altı, gıdı,ve göbek ve koldaki cilt sarkması için doğal formül önerdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gayet basit ve pratik olarak hazırlayabileceğiniz bu formül cildi toparlayarak sıkılaştırıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cilt sarkmasına karşı doğal formül:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 1 adet limon&lt;br /&gt;• 1 şişe maden suyu&lt;br /&gt;• 1 çay kaşığı limon yağı veya zeytinyağı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uygulama: 1 adet limonu kabuğu ile birlikte küçük parçalara ayırdıktan sonra küçük bir kabın içinde maden suyu ile iyice yumuşayıncaya kadar kaynatın. Blendırdan geçirin. 1 çay kaşığı limon yağı veya zeytinyağı ilave edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elde ettiğiniz karışımı sarkma olan bölgelere sürün. Yarım saat cildinizde beklettikten sonra peeling yapar gibi ovalayarak cildinizden temizleyin. Haftada 2 kez uygulanabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her seferinde taze olarak hazırlanmalıdır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-9152561053977651757?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/9152561053977651757/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/10/cilt-sarkmas-icin-limon-maden-suyu-kuru.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/9152561053977651757'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/9152561053977651757'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/10/cilt-sarkmas-icin-limon-maden-suyu-kuru.html' title='Cilt sarkması için limon-maden suyu kürü'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Sto-rtBfKDI/AAAAAAAAAUs/cKl2thnCg1g/s72-c/cilt.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-5069744883540903802</id><published>2009-10-17T14:55:00.000-07:00</published><updated>2009-10-17T14:57:49.435-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='selülit tedavisi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şifalı bitkiler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bitki çayı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık ve güzellik önerileri'/><title type='text'>Feridun Kunak'tan selülit çayı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Sto9qc-3fEI/AAAAAAAAAUk/EDaSSxpqFn4/s1600-h/selulit.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 110px; height: 160px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Sto9qc-3fEI/AAAAAAAAAUk/EDaSSxpqFn4/s320/selulit.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5393691303273266242" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Hanımlar Selülitler için doğal çözüm...&lt;br /&gt;Daha alımlı ve güzel olmak sizin elinizde...&lt;br /&gt;Doktor Feridun Kunak’ın, önerdiği bitkisel çay sayesinde selülitlerinizin çoğalmasını önleyebilir ve var olan selülitlerinizin azalmasını da sağlayabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 1 tutam biberiye&lt;br /&gt;• 1 tutam kiraz sapı&lt;br /&gt;• 2 demet maydanoz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazırlanışı: Malzemelerin tamamını kaynamakta olan 3 litre suyun içine atarak, kısık ateşte, 5 dakika demlendirin. Ardından 5 dakika dinlendirin ve süzün. İçine isteğinize göre, birkaç damla limon ve 1 tatlı kaşığı bal katıp içebilirsiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-5069744883540903802?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/5069744883540903802/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/10/feridun-kunaktan-selulit-cay.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/5069744883540903802'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/5069744883540903802'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/10/feridun-kunaktan-selulit-cay.html' title='Feridun Kunak&apos;tan selülit çayı'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Sto9qc-3fEI/AAAAAAAAAUk/EDaSSxpqFn4/s72-c/selulit.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-1328945873887724187</id><published>2009-10-17T14:51:00.000-07:00</published><updated>2009-10-17T14:54:11.928-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tedavi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bitkisel çözüm'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mide hastalıkları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ahmet maranki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğal sağlık'/><title type='text'>Ahmet Maranki mide hastalıkları için doğal çözüm</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Sto8zzSoKcI/AAAAAAAAAUc/Dr32cBJ3EUo/s1600-h/mide.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 83px; height: 128px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Sto8zzSoKcI/AAAAAAAAAUc/Dr32cBJ3EUo/s320/mide.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5393690364368923074" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Midenin öncelikli işlevi, besinleri incebağırsağın sindirebileceği kıvama getirmektir. Mide borusunda oluşan yanmalar ve ağızda ekşimsi bir tat oluşturan geğirmeler, bir mide hastalığının belirtisidir. Bunlar gibi rahatsızlıklar ebegömeci ve keten tohumuyla giderilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mide hastalıkları için bitkisel çözümler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Bir su bardağı kaynar suyun içine 20 gram menekşe konularak 10 dakika bekletilir, günde 2-3 bardak içilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Civanperçemi az pelinotu ile birlikte kaynatıldıktan sonra bal ile tatlandırılarak günde 3 su bardağı içilmeye devam edilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Yemeklerin üstüne veya gerektiğinde 3-5 adet çiğ nohut yenir. Yemeklerden sonra midede meydana gelen ağrıları giderir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Bir su bardağı kaynar suyun içine 4 gram dağ reyhanı konularak 10 dakika bekletilir çay yerine içilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Yemeklerden 1-2 saat sonra içilen çay yararlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* 8 litre kaynar suyun içine 500 gram sarı kantaron otu konulur. 40 dakika kaynatıldıktan sonra süzülerek dolapta muhafaza edilir. Sabah, öğle, akşam yemeklerinden 1 saat önce bir su bardağı içilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Bir su bardağı kaynar suyun içine 4-10 gram zerdeçal konulur. 10 dakika kaynatılır. Günde 2-3 bardak içilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Kudret narı olgun meyveleri bal ile macun yapılarak yenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Bir su bardağı kaynar suyun içine 10 gram civanperçemi konularak 10 dakika bekletilir, günde 2-3 bardak içilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Bir su bardağı kaynar suyun içine 10 gram kuşburnu konularak 10 dakika bekletilir, günde 3-4 bardak içilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-1328945873887724187?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/1328945873887724187/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/10/ahmet-maranki-mide-hastalklar-icin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/1328945873887724187'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/1328945873887724187'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/10/ahmet-maranki-mide-hastalklar-icin.html' title='Ahmet Maranki mide hastalıkları için doğal çözüm'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/Sto8zzSoKcI/AAAAAAAAAUc/Dr32cBJ3EUo/s72-c/mide.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-2335430750681243833</id><published>2009-10-11T04:41:00.000-07:00</published><updated>2009-10-11T04:43:46.613-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zayıflama çayı tarifleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şifalı bitkiler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bitki çayı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zayıflama kürü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğal sağlık'/><title type='text'>Metabolizma hızlandırıcı çay-Selahattin Dönmez</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/StHExjtxs7I/AAAAAAAAAUU/Sdxzy-oJ8Kw/s1600-h/bitkil.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 160px; height: 106px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/StHExjtxs7I/AAAAAAAAAUU/Sdxzy-oJ8Kw/s320/bitkil.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5391306584619070386" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 2 tane elma&lt;br /&gt;• 1 tane limon&lt;br /&gt;• 1 çubuk tarçın&lt;br /&gt;• 1 tatlı kaşığı tane karabiber&lt;br /&gt;• 1 tatlı kaşığı karanfil&lt;br /&gt;• 2 ya da 3 litre su&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazırlanışı: Elmalarla limonu 4 eşit parçaya böldükten sonra kabukları ve çekirdekleri ile beraber bir kaba koyun. İçerisine karabiberi, tarçını, karanfili ilave edip 2 ya da 3 litre suda kaynatın. Ardından karışımı süzün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kullanımı: Günde 3 kez öğünlerden sonra sıcak olarak içilmelidir.&lt;br /&gt;Selahattin Dönmez&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-2335430750681243833?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/2335430750681243833/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/10/metabolizma-hzlandrc-cay-selahattin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/2335430750681243833'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/2335430750681243833'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/10/metabolizma-hzlandrc-cay-selahattin.html' title='Metabolizma hızlandırıcı çay-Selahattin Dönmez'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/StHExjtxs7I/AAAAAAAAAUU/Sdxzy-oJ8Kw/s72-c/bitkil.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-6629459149449357872</id><published>2009-10-11T04:35:00.000-07:00</published><updated>2009-10-11T04:38:18.188-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zayıflama çayı tarifleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='elif güvelioğlu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bitki çayı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zayıflama kürü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık ve güzellik önerileri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğal sağlık'/><title type='text'>Elif Güveloğlu Zayıflatıcı bitki çayı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/StHDKv8XdiI/AAAAAAAAAUM/fCFSmxKaY1Q/s1600-h/elif.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 220px; height: 220px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/StHDKv8XdiI/AAAAAAAAAUM/fCFSmxKaY1Q/s320/elif.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5391304818374964770" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Dr. Elif Güveloğlu, İkbal Gürpınar'ın sunduğu İkbal'in mutfağı programında, zayıflamak isteyenler için bitkisel bir çay tarifi açıkladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* 2 tatlı kaşığı biberiye,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* 1 tatlı kaşığı mate yaprağı,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* 1 tatlı kaşığı yeşil çay,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* 1 tatlı kaşığı kekik,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* 1 tutam kiraz sapı,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazırlanışı : Yarım litre kaynar suyun içine malzemeleri koyduktan sonra 5-6 dakika kısık ateşte demlendirin. Günde 2–3 fincan içebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uyarı: Yüksek tansiyonu olanların bu çayı içmeleri sakıncalıdır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-6629459149449357872?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/6629459149449357872/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/10/elif-guveloglu-zayflatc-bitki-cay.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/6629459149449357872'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/6629459149449357872'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/10/elif-guveloglu-zayflatc-bitki-cay.html' title='Elif Güveloğlu Zayıflatıcı bitki çayı'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/StHDKv8XdiI/AAAAAAAAAUM/fCFSmxKaY1Q/s72-c/elif.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-5612519107741734228</id><published>2009-10-11T04:28:00.000-07:00</published><updated>2009-10-11T04:30:13.590-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ender saraç'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğal zayıflama'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zayıflama çayı tarifleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diyet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zayıflama kürü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık ve güzellik önerileri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğal sağlık'/><title type='text'>Ender Saraç zayıflatıcı bitki çayı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/StHBmJ6FRgI/AAAAAAAAAUE/OAh8tgWOV1c/s1600-h/btkc.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 160px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/StHBmJ6FRgI/AAAAAAAAAUE/OAh8tgWOV1c/s320/btkc.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5391303090177918466" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-2 adet avakado yaprağı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 çay kaşığı yeşil çay&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 tutam kiraz sapı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 tutam mısır püskülü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 çay kaşığı rezene tohumu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazırlanışı : Malzemeleri 1 su bardağı kaynar suya koyduktan 1-2 dakika kaynatın ve hafifçe fokurdadıktan sonra 3-4 dakika demlenmeye bırakın.&lt;br /&gt;Şeker veya tatlandırıcı eklenmeden sadece çok ince bir dilim limonla günde 2 veya 3 fincan içilebilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-5612519107741734228?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/5612519107741734228/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/10/ender-sarac-zayflatc-bitki-cay.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/5612519107741734228'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/5612519107741734228'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/10/ender-sarac-zayflatc-bitki-cay.html' title='Ender Saraç zayıflatıcı bitki çayı'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/StHBmJ6FRgI/AAAAAAAAAUE/OAh8tgWOV1c/s72-c/btkc.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-9149088040387030539</id><published>2009-10-11T04:18:00.001-07:00</published><updated>2009-10-11T04:19:27.057-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğal zayıflama'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zayıflama çayı tarifleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zayıflama kürü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık ve güzellik önerileri'/><title type='text'>Yağ yakıcı zayıflama çayı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/StG_CUF3ppI/AAAAAAAAAT8/3PxX7YibIWA/s1600-h/yagy.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/StG_CUF3ppI/AAAAAAAAAT8/3PxX7YibIWA/s320/yagy.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5391300275413165714" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kilo vermeye yardımcı yağ yakıcı zayıflama çayı tarifi :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4 çay kaşığı Yeşil çay&lt;br /&gt;4 çay kaşığı Mate yaprağı&lt;br /&gt;2 çay kaşığı Isırgan yaprağı&lt;br /&gt;2 çay kaşığı Kekik&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılışı: Malzemeleri 1 litre kaynar suyun içine koyarak 10 dakika demlenmesini bekletin (kaynatmayın)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günde 3-4 bardak tüketilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çay hazırlanırken içine mısır püskülü,kiraz sapı ve rezene ilave edilirse çaya ödem sökücü özellik katılmış olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önemli Not: Çaya şeker ve bal kesinlikle ilave edilmemeli.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-9149088040387030539?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/9149088040387030539/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/10/yag-yakc-zayflama-cay.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/9149088040387030539'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/9149088040387030539'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/10/yag-yakc-zayflama-cay.html' title='Yağ yakıcı zayıflama çayı'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/StG_CUF3ppI/AAAAAAAAAT8/3PxX7YibIWA/s72-c/yagy.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-6129663607293734175</id><published>2009-10-11T04:14:00.000-07:00</published><updated>2009-10-11T04:16:06.662-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ender saraç'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zayıflama çayı tarifleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zayıflama kürü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğal sağlık'/><title type='text'>Ender Saraç Doğal zayıflama: Sarımsak çayı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/StG-TGWnlQI/AAAAAAAAAT0/yyggcPh2KsQ/s1600-h/bitki.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 160px; height: 136px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/StG-TGWnlQI/AAAAAAAAAT0/yyggcPh2KsQ/s320/bitki.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5391299464271467778" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Doktor Ender Saraç Zayıflamaya yardımcı Sarımsak çayının tarifini verdi.&lt;br /&gt;Angelina Jolie'nin bu çay ile 11 kilo verdiği söyleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sarımsak çayı tarifi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 3 parça taze kök zencefil&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 3-4 diş sarımsak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Limon suyu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazırlanışı: 3 iri parça taze zencefili ince ince doğrayıp ya da rendeleyip 1 litre suda hafifçe kaynatın. İyice kaynamaya başlayınca 3-4 diş sarımsağı ezerek içine ilave edin. 5-6 dakika demlendirin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uygulama: Sabah ve öğlen birer büyük fincan için.dilerseniz akşam da içebilirsiniz.İçmeden önce içine yarım tatlı kaşığı limon suyu koyun.Kesinlikle şeker katmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstediğiniz kiloya ulaşıncaya kadar içmeye devam edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu çay sindirime, fazla ödemi sökmeye ve biraz da yağların erimesine yardımcı oluyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-6129663607293734175?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/6129663607293734175/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/10/ender-sarac-dogal-zayflama-sarmsak-cay.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/6129663607293734175'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/6129663607293734175'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/10/ender-sarac-dogal-zayflama-sarmsak-cay.html' title='Ender Saraç Doğal zayıflama: Sarımsak çayı'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/StG-TGWnlQI/AAAAAAAAAT0/yyggcPh2KsQ/s72-c/bitki.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-1426188110327514232</id><published>2009-10-11T04:10:00.000-07:00</published><updated>2009-10-11T04:20:30.477-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zayıflama çayı tarifleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diyet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zayıflama kürü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık ve güzellik önerileri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mucizeiksirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğal sağlık'/><title type='text'>Sağlıklı Zayıflama çayları:Mısır püskülü çayı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/StG9cH3UclI/AAAAAAAAATs/hTY9ox_BmEE/s1600-h/misirp.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 186px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/StG9cH3UclI/AAAAAAAAATs/hTY9ox_BmEE/s320/misirp.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5391298519784256082" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İlaç olarak da kullanılan mısır püskülünün içeriğindeki maddeler şunlardır: Glikoz ve maltoz gibi şekerler, steroller, reçine, potasyum tuzları ve uçucu yağ.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mısır püskülünün tıbbi etkileri ve kullanımı : Açık esmer ya da kırmızımsı renkli hafif ve özel kokusu bulunan mısır püskülünün tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle özetlenebilir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Mısır püskülü sakinleştiricidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Mısır püskülü Bedeni güçlendirici toniktir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Mısır püskülü Romatizma tedavisinde yardımcı olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Mısır püskülü İdrar söktürücüdür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Mısır püskülü Mesane taşlarını düşürür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Mısır püskülü Üretrit (idrar yolları enfeksiyonu), sistit (mesane enfeksiyonu) ve prostatit (prostat bezi enfeksiyonu) hastalıklarının tedavilerinde etkilidir, özellikle ayrıkotu ve civanperçemi ile birlikte kullanıldığında daha da etkili olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Mısır püskülü Çocuklarda böbrek rahatsızlıklarının giderilmesinde yardımcı olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu etkileri sağlamak üzere, mısır koçanındaki dişi çiçeklerin döllenme olayı gerçekleşmeden önce ortaya çıkan püskülleri alınır. Bunlar kurutulduğunda bazı etkilerini yitirdiğinden kurutulmadan kullanılması daha doğru olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mısır püskülü çayı : 1 bardak kaynar suyun içine 2 tatlı kaşığı kuru ya da taze mısır püskülü konur. 10-15 dakika demlendirilerek elde edilen infüzyondan günde üç kez yemeklerden önce bir bardak içilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Mısır tanelerinden elde edilen mısırözü yağı, sıvı bitkisel bir yemeklik yağ olarak, damar sertliğini önlemekte, kullanan kişilere bu konuda büyük yarar sağlamaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Ayrıca kaynamış suda demlenerek içildiği zaman zayıflamada etkisi vardır&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-1426188110327514232?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/1426188110327514232/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/10/saglkl-zayflama-caylarmsr-puskulu-cay.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/1426188110327514232'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/1426188110327514232'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/10/saglkl-zayflama-caylarmsr-puskulu-cay.html' title='Sağlıklı Zayıflama çayları:Mısır püskülü çayı'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/StG9cH3UclI/AAAAAAAAATs/hTY9ox_BmEE/s72-c/misirp.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-8101385218099157691</id><published>2009-09-24T03:48:00.000-07:00</published><updated>2009-09-24T03:55:49.858-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yüksek tansiyon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tetansiyonu düşüren yiyecekler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğal sağlık'/><title type='text'>Yüksek tansiyon sebebi ve tedavisinde kullanılacak besinler</title><content type='html'>Yüksek tansiyon damarlarda seyreden kanın damar duvarlarına fazla basınç yapması durumudur. Kanın, yol aldığı damar boşluğunda birikerek damar duvarlarına basınç yapmasıyla oluşan yüksek tansiyon her zaman kendisini net ve açık bir şekilde ifade etmez. Zira çoğumuz yüksek tansiyon belli düzeyleri aşmadıkça onu fark etmez. Kalp normal şartlar altında iç boşluklarında bulunan kanı kasılarak damarlara pompalar. Kasılma anında damarlara fırlatılan bu kanın damarlara uyguladığı basınç, pompalamanın neden olduğu itme etkisinden dolayı fazladır. Bu basınca yada tansiyona yüksek tansiyon adı verilir. Damarlarda kalp tarafından pompalanan ve belli bir basınçla gerektiği organ doku ve hücrelere ulaşan kanın sonradan kullanılmayan kısmı geriye çekilerek tekrar kalp boşluklarının içine dolmaya başlar. Bu geri çekilme esnasında kanın damarlara yapacağı basınç doğal olarak daha düşük bir basınçtır. Buda küçük tansiyon yada diastolik tansiyon olarak adlandırılır. Yani kanın kalbin kasılmasıyla pompalanarak damarlara fırlatıldığı anda oluşan kan basıncı sistolik yada büyük tansiyon, kanın hücrelere ulaştıktan ve kullanıldıktan sonra arta kalan kısmının geriye çekilerek tekrar kalp boşluklarına dolmaya başladığı andaki basınç ise diastolik yada küçük kan basıncı olarak adlandırılır. Normal tansiyon 12/8 yani büyük(sistolik) tansiyon 12 ve küçük yani diastolik tansiyon ise 8'dir. Ne zaman ki bu rakamlar 13/9 ve üzerine çıkar o zaman hiper tansiyon veya yüksek tansiyon dediğimiz rahatsızlık ortaya çıkar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüksek tansiyon'un en önemli nedeni gene, oksidasyonun neden olduğu toksik iltihap yapıcı radikallerdir. Oksidasyon'un strese, yanlış yaşam stiline ve yanlış beslenmeye bağlı olarak veya genetik nedenlerle aşırı düzeyde şekillenmesiyle fazla miktarda toksik radikal ortaya çıkar. Bu toksik radikallerin fazlası damar duvarlarının iç yüzeyine yapışarak bu yüzeylerde birikir ve damar çeperini adeta çamaşır makinalarının iç cidarlarındaki kireçlenmeye benzer şekilde daraltır. Çeperi, iç cidarı daralmış olan damar boşluğunda kanın eskiden olduğu üzere daha rahat şekilde ilerlemesi mümkün olmaz. Bu nedenle kan akımı yavaşlayarak damarda birikmeye başlar. Bu şekilde basıncı artan kanın damar yüzeyine yaptığı basıncının artması ile yüksek tansiyon oluşur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aze meyve ve yeşil yapraklı sebzeler bol miktarda antioksidant C ve B vitaminleri içerdiğinden antioksidantları bol miktarda almak için gene en sağlıklı beslenme şekli olarak karşımıza çıkmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;         Yüksek tansiyon'un kontrol altına alınmasında bir diğer koruyucu önlemimiz ve tedavi yöntemimiz bol miktarda omega 3 yağlarını tüketmektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tablet değil de doğal yollarla omega 3 aldığınızı varsayalım. Yani haftada en az dört kez yağlı balık eti tüketiyorsunuz. Şayet sadece yağlı balık eti tüketiyorsanız yanlış. Yağlı balık etini yeşillikle veya hemen takibinde taze meyve ile tüketmek zorundasınız. Aksi takdirde omega 3  yağların mucizevi yararlı etkileri yerine zararları ile karşı karşıya kalabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Omega 3 yağları yani DHA ve EPA adlı eikosonoidleri tablet yada doğal beslenme yoluyla alırken sakın beraberinde antioksidant kullanmayı ihmal etmeyin. Aksi tadirde  yararlı ve antioksidant olarak bildiğiniz bu yağlar tersine oksidant olarak size zarar verebilecektir. O halde sağlıklı bir yaşam ve yüksek tansiyondan korunmada;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                    Omega 3+antioksidant &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hipertansiyon'un önlenmesindeki başlıca korunma mekanizmanız damar sertliğinizin giderilmesi olacaktır. Yukarıda da değindiğim üzere oksidasyon'un zararlı iltihap yapıcı toksik radikalleri damar iç çeperinde birikerek damarın çapını daraltır. Damarların iç yüzeyinde birikerek damar çeperinin daralmasına yani damar sertliği(atherosklerosis)e neden olan sadece oksidasyon'un zararlı maddeleri değildir. Ayrıca kemik gelişimi ve dayanıklığı için son derece yararlı bir madde olan kalsiyum da fazla alındığı takdirde damarların iç yüzeyinde birikerek damar daralmasına ve buna bağlı olarak ta yüksek tansiyona neden olabilmektedir. Bu nedenle kemik sağlığımız için gerekli olan kalsiyum'u bol miktarda almaya dikkat edeceğiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu nedenle damar daralmasına karşı C vitamini diyoruz. Ancak en fazla 500 mg/gün miktarının hem damar sertliği ve yüksek tansiyon'a karşı korunmada hem de C vitamininin kemik sağlığını, bağışıklık sistemini güçlendirici diğer yararlı etkilerini sağlamada yeterli olacağını bilmeliyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynı şekilde fazla miktarların alımına abartılı şekilde kaçmaksızın kalsiyum alımı da normal sınırlar içinde olmak kaydı ile damar çeperini genişletmek ve damara elastikiyet kazandırmak suretiyle damar sertliğini ve yüksek tansiyonu gidererek son derece olumlu etkide bulunur. Ancak bu abartılı olmayan kalsiyum miktarı günde 800-1000 mg'dır. Kırklı yaşların üzerindeyseniz kemik erimesi riskini de hesaba katarak bu miktarı 1300-1500 mg yapabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;           Ancak gerek C vitamini ve kalsiyum, gerekse de Omega 3 yağlar, koenzim Q10 ve Selenyum'la arginin ve magnezyum bunların hepsi bir paket programdır. Yani hepsini bir arada her gün gıda veya tablet halinde birlikte vücuda aldığınız takdirde damar sertliğine karşı etkili bir tedavi uygulamış olursunuz. Ancak bu şekilde yüksek tansiyon'u daha rahat bir şekilde kontrol altına almış olursunuz. Sadece bunlarda yetmez. Diğer taraftan aşağıdaki faktörleri elemek, hayatınızdan çıkarmak zorundasınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;·         Fazla yağlı özelliklede hayvansal yağlı gıdalar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;·         Alkol&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;·         Stres&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;·         Sigara&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;·         İnaktif, spordan uzak yaşam&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;·         Fast food&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;·         Çok fazla kalsiyum ve C vitamini alımı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;·         Omega 3, balık ve su ürünleri, sebze ve meyve yönünden fakir beslenme.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüksek tansiyon'u kontrol altında tutmak için mutfağınızda bol miktarda bulundurulması ve tüketilmesi gerekli gıda maddeleri;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taze meyveler;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kavun&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karpuz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şeftali&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kiraz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Portakal&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kivi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mandalina&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Greyfurt&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Limon&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ananas&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böğürtlen&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çilek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kayısı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzüm&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muz(potasyum yönünden zengindir ki bu mineral de yüksek tansiyon'un giderilmesinde oldukça etkilidir)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Somon&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ton&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uskumru&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Palamut&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamsi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Levrek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lüfer&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çinekop&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uskumru&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Omega 3 tablet(başka kan sulandırıcı kullanılmıyorsa)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sardalya&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mercimek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soya fasulyesi(soya fasulyesi ve tüm diğer soyalı ürünlerdeki soya proteinleri damar sertliğini giderici ve yüksek tansiyon'u kontrol altına alıcı etkiye sahiptir. Unutmayın. Soya proteinleri kolesterol'ü düşüren, kalp ve dolaşım sistemi için son derece yararlı olan bitkisel proteinlerdir. Yani sadece içerdiği östrojen'lerle menapoz'un kontrol altına alınmasında ve içerdiği kalsiyum'la kemik erimesinin kontrol altına alınmasında etkili olmakla kalmayıp ayrıca damar sertliğini gidererek yüksek tansiyonu da önleyici etkiye sahiptir).&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sarımsak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soğan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeşil biber                                İsoflavon'lar: Damarları genişleterek doğrudan  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zencefil                                    tansiyonu düşürücü etkide bulunurlar. Bu yüzden&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                                yüksek tansiyonun kontrol altına alınmasında son&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kişniş                                       derece etili ve yararlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Keten tohumu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarçın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakla&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bezelye&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nohut&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kepek unu(öğünler arasında alınacak)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Havuç(içerdiği A vitamini tansiyonu düşüren bir vitamindir)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Salatalık&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ispanak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Domates&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Az yağlı süt ürünleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ekstra zeytinyağı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Patates&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeşil yapraklı tüm sebzeler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Enginar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kereviz (özellikle enginar ve kereviz bir numaralı kalp ve damar dostudur. Hem kolesterol'ün hem de tansiyon'un düşürülmesinde oldukça etkilidir.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Brokoli&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Brüksel lahanası&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kepekli ekmek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            Nihayet düzenli yapılan spor. Yani bilinçli beslenme ve egzersiz ile oluşturulan ve yukarıdaki yaptırımları eksiksiz olarak uygulayan bir yaşam stili ile yüksek tansiyon'u düşürebilir ve kontrol altına alabilirsiniz. Unutmayın.! Yukarıda önerdiklerimi yapmakla sadece yüksek tansiyon, kalp ve damar hastalıklarına karşı korunmakla kalmış olmayacak aynı zamanda kemik erimesi, stres ve depresyon, Alzheimer, Parkinson, böbrek yetmezliği ve karaciğer hastalıklarına karşı da koruyucu bir yaşam stili geliştirmiş olacaksınız. &lt;br /&gt;Uğur Göğüş&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-8101385218099157691?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/8101385218099157691/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/09/yuksek-tansiyon-sebebi-ve-tedavisinde.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/8101385218099157691'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/8101385218099157691'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/09/yuksek-tansiyon-sebebi-ve-tedavisinde.html' title='Yüksek tansiyon sebebi ve tedavisinde kullanılacak besinler'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-6917402938128375691</id><published>2009-09-24T03:39:00.000-07:00</published><updated>2009-09-24T03:40:36.855-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yüksek tansiyon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tetansiyonu düşüren yiyecekler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğal sağlık'/><title type='text'>Yüksek tansiyon sebebi ve tedaviyöntemleri</title><content type='html'>Tansiyon basınç ve gerginlik gibi anlamlara geldiği görülen tansiyon sözcüğü, sağlık alanında önüne veya arkasına başka sözcük eklemeden kullanıldığında, atardamarların içindeki kan basıncını ifade eder.&lt;br /&gt;Damarın içinde kanın akabilmesi için belirli bir basıncının olması gerekir. Bu basıncı, kalbin kasılmasıyla kanı damarların içine pompalaması ve atardamarların elastikliğiyle bu basıncı dengelemesi sistemleri oluşturur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalp kasıldığı zaman atardamarların içine kanı belirli bir basınçla pompalar. Bu sırada damar içindeki basınç en yüksek düzeye ulaşır. Bu basınca tıpta sistolik basınç, halk arasında büyük tansiyon adı verilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalbin gevşemesiyle, damar içine pompalanan kan durur. İşte bu sırada devreye damarın elastikliği girer. Önce genişlemiş olan damar, kana bir basınç uygulayarak kalbin gevşemesi anında da kan akımını sağlar. İşte bu sırada oluşan en düşük basınca da tıpta diastolik tansiyon, halk arasında da küçük tansiyon denilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tansiyon neden yükselir ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lund Üniversitesi ekibi, ses düzeyinin günlük ortalama 60 desibelden fazla olmasının yüksek tansiyon riskini artırdığını bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmacılar, gürültünün strese ve hatta uyku sorunlarına sebep olabileceğini, bunun da tansiyon sorununa yol açabileceğini belirttiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;28 bin kişiyle görüşen araştırmacılar, 60 desibelden yüksek sesin yüksek tansiyon riskini yüzde 25 artırdığını saptanmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tansiyon nasıl düşürülür&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sarmısak tansiyonu düşürmez ama ayarlar,yani yükselmesini önler.Soğanda iyi bir tansiyon ayarlayıcısıdır.Yüksek tansiyondanyakınanlar yemeklerine bol bol soğan ve sarmısak doğramalılar.&lt;br /&gt;Tansiyonunuz yükseldiğinde yapacağınız ilk şey kollarınızı dirsekten bileklere kadar soğuk su&lt;br /&gt;ile yıkamak olmalıdır.Bu önlem tansiyonunuzu en az bir ,iki derece kadar düşürür.Yağlı ve yağda kızartılmış besinler ,hamur işleri,hamur tatlıları,et ve etten yapılmış pastırma,sucuk,salam gibi&lt;br /&gt;ürünler,sakatat da tansiyonunuzu yükseltir.Yüksek tansiyondan şikayetçi olanların sofrasında da&lt;br /&gt;ha çok sebze yer almalıdır.Yemekler sıvı bitkisel yağlarla hazırlanmalıdır.Katı yağlardan uzak du-&lt;br /&gt;rulmalıdır.Hafif spor yapmak iyi gelir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-6917402938128375691?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/6917402938128375691/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/09/yuksek-tansiyon-sebebi-ve.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/6917402938128375691'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/6917402938128375691'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/09/yuksek-tansiyon-sebebi-ve.html' title='Yüksek tansiyon sebebi ve tedaviyöntemleri'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-3610982988115574202</id><published>2009-09-24T03:36:00.001-07:00</published><updated>2009-09-24T03:37:57.055-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tansiyonu düşüren yiyecekler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şifalı bitkiler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='limon'/><title type='text'>Yüksek Tansiyonu düşüren yiyecekler</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/SrtL2C0Rs5I/AAAAAAAAATY/nFMI9du38_A/s1600-h/limon.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 315px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/SrtL2C0Rs5I/AAAAAAAAATY/nFMI9du38_A/s320/limon.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5384981171292713874" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;  Limon&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ateşi ve tansiyonu düşüren limon kanı da temizler.&lt;br /&gt;Susuzluğu giderir.&lt;br /&gt;Kalbi kuvvetlendirir; damar sertliği ve romatizmada faydalıdır.&lt;br /&gt;Limon, gribe çok iyi gelir.&lt;br /&gt;Mide, bağırsak ve idrar yollarındaki mikropları öldürür.&lt;br /&gt;Gıda zehirlenmesini önler.&lt;br /&gt;İdrar söktürücü özelliği de olan limon, böbrek ve mesane kum ve taşlarının düşürülmesine yardımcı olur.&lt;br /&gt;Güzelliğimiz için çok faydalı olan limon, sivilceleri geçirir, cildin güzelleşmesini sağlar. Yüz çillerinde faydalıdır. Dişleri beyazlatır ve diş etlerini kuvvetlendirir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-3610982988115574202?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/3610982988115574202/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/09/yuksek-tansiyonu-dusuren-yiyecekler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/3610982988115574202'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/3610982988115574202'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/09/yuksek-tansiyonu-dusuren-yiyecekler.html' title='Yüksek Tansiyonu düşüren yiyecekler'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_FKVQYefIFyY/SrtL2C0Rs5I/AAAAAAAAATY/nFMI9du38_A/s72-c/limon.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5979607057290249345.post-5247496456387550683</id><published>2009-09-24T01:30:00.000-07:00</published><updated>2009-09-24T01:31:57.922-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yüksek tansiyon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tedavi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><title type='text'>Yüksek tansiyon nasıl düşürülür?</title><content type='html'>Yüksek tansiyon boyun damarlarının kireçlenmesine ve beyindeki kılcal damarların çatlamasına&lt;br /&gt;beyin kanamalarına neden olan yaygın ve tehlikeli bir hastalıktır.Sarmısak tansiyonu düşürmez&lt;br /&gt;ama ayarlar,yani yükselmesini önler.Soğanda iyi bir tansiyon ayarlayıcısıdır.Yüksek tansiyondan&lt;br /&gt;yakınanlar yemeklerine bol bol soğan ve sarmısak doğramalılar.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Tansiyonunuz yükseldiğinde yapacağınız ilk şey kollarınızı dirsekten bileklere kadar soğuk su&lt;br /&gt;ile yıkamak olmalıdır.&lt;/span&gt;Bu önlem tansiyonunuzu en az bir ,iki derece kadar düşürür.Yağlı ve yağda kızartılmış besinler ,hamur işleri,hamur tatlıları,et ve etten yapılmış pastırma,sucuk,salam gibi&lt;br /&gt;ürünler,sakatat da tansiyonunuzu yükseltir.Yüksek tansiyondan şikayetçi olanların sofrasında da&lt;br /&gt;ha çok sebze yer almalıdır.Yemekler sıvı bitkisel yağlarla hazırlanmalıdır.Katı yağlardan uzak du-&lt;br /&gt;rulmalıdır.Hafif spor yapmak iyi gelir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5979607057290249345-5247496456387550683?l=sagliktv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sagliktv.blogspot.com/feeds/5247496456387550683/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/09/yuksek-tansiyon-nasl-dusurulur.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/5247496456387550683'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5979607057290249345/posts/default/5247496456387550683'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sagliktv.blogspot.com/2009/09/yuksek-tansiyon-nasl-dusurulur.html' title='Yüksek tansiyon nasıl düşürülür?'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
